Danıştay Kararı 13. Daire 2019/865 E. 2022/3005 K. 05.07.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/865 E.  ,  2022/3005 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/865
Karar No:2022/3005

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yakası … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rekabet Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı uyarınca yürütülen ön araştırma kapsamında … tarihinde … A.Ş.’nin bünyesinde bulunan muhtelif enerji şirketlerinin merkezinde yapılan yerinde inceleme sonucunda alınan bir kısım belgelerin avukat müvekkil yazışmalarının gizliliği kapsamında olduğu iddiası ile iadesi isteminin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Kurul’un, avukat müvekkil gizliliğine ilişkin imtiyazı iki koşulun bir arada bulunması şartıyla tanıdığı, bu şartların, gizlilik iddiasında bulunulan belgelerin teşebbüs nezdinde bordrolu olarak çalışmayan, bir diğer ifade ile bağımsız çalışan bir avukat ile teşebbüs arasındaki ilişkiye ait olması ve avukat müvekkil gizliliği kapsamında olduğu iddia edilen belgelerin savunma hakkının kullanılması ile ilgili olması şeklinde olduğu, olayda, şirket adresinde yerinde yapılan incelemede el koyulan …Denetim Raporu başlıklı belgelerin, şirket bünyesinde çalışan avukatlar tarafından değil, bağımsız avukatlardan oluşan bir Avukatlık Ortaklığı tarafından hazırlandığı ve harici avukatlar ile şirket arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın, avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olduğu iddia edilen bu belgelerin savunma hakkının kullanılması ile ilgili olup olmadığından kaynaklandığı, dava konusu kararda “müvekkili ile arasında işçi işveren ilişkisi bulunmayan bağımsız avukat ile müvekkil arasında, müvekkilin savunma hakkının kullanılması amacıyla yapılan yazışmalar mesleki ilişkiye ait kabul edilir ve korumadan yararlanır. Bu koruma, bağımsız avukat ile savunma hakkının kullanılması amacıyla yapılan yazışmalar ile bağımsız avukattan hukuki danışmanlık alınmasına yönelik olarak hazırlanan evrakı kapsar… Bu çerçevede örneğin, bir bağımsız avukatın teşebbüse belli bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanunu ihlâl edip etmediğine ilişkin bildirdiği görüş korumadan yararlanırken, 4054 sayılı Kanunun ne şekilde ihlâl edilebileceğine dair yazışmalar korumadan yararlanamayacaktır.” şeklinde avukat müvekkil gizliliği korumasından yararlanacak belgelerin tanımlamasının yapıldığı, iadesi talep edilen belgelerin… Denetim Raporu başlığını taşıdığı, raporun sayfalarında ticari sır niteliğinde gizli bilgi içerdiği ve avukat müvekkil gizliliği kapsamında olduğunun vurgulandığı, belgenin şirketin muhtelif illerdeki adreslerinde bağımsız avukatlar tarafından yapılan örnek rekabet denetimine ilişkin olduğu, içeriğinin ise hangi davranışların rekabet hukuku açısından ihlâl teşkil edebileceğinin saptanması ve bu konularda şirketin rekabet mevzuatına uyumu ve rekabet ihlâllerinin önlenmesi kapsamında önerilerin sıralanması mahiyetinde olduğu, bu durumda, şirketin bağımsız avukatlar tarafından rekabet hukuku yönünden denetlenmesi ve denetim sonucuna ilişkin raporun, gerekçeli kararda belirtilen “bağımsız avukattan hukuki danışmanlık alınmasına yönelik olarak hazırlanan evrak” niteliğinde olduğu, bahse konu raporun şirketin rekabet mevzuatına uyumu ve rekabet ihlâllerinin önlenmesine yönelik öneriler içerdiği, kararda yer verilen “bir bağımsız avukatın teşebbüse belli bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanunu ihlâl edip etmediğine ilişkin bildirdiği görüş korumadan yararlanır” açıklaması ile birlikte düşünüldüğünde savunma hakkının kullanılması kapsamında olduğu, böylelikle Kurulun istikrar bulmuş kararlarında avukat müvekkil gizliliğine ilişkin imtiyaz için aradığı her iki koşulun sağlandığı ve anılan belgelerin avukat müvekkil gizliliği korumasından yararlanması gerektiği sonucuna varıldığından söz konusu belgelerin iade edilmemesi şeklindeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, savunma hakkı kapsamında kaldığı ve avukat müvekkil gizliliği imtiyazından yararlanması gerektiği sonucuna varılan belgelerin soruşturmaya dayanak alınmamış olmasının, bu belgelerin iade edilmelerini engelleyen bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi .… İdari Dava Dairesi’nce; ön araştırma kapsamında yerinde incemele sırasında Hukuk Başmüşavirinin e-posta hesabından uzaktan erişim sağlanarak … A.Ş.’nin İstanbul, Ankara ve Adana merkezlerinde eş zamanlı olarak … Avukatlık Ortaklığı avukatları tarafından Rekabet Uyum Programı kapsamında örnek rekabet denetimi yapmak suretiyle düzenlemiş oldukları 21 sayfalık … Denetim Raporu başlıklı belgelerin de alındığı, bu belgelerin avukat-müvekkil yazışmalarının gizliliği kapsamında olduğunun belirtilmesi nedeniyle incelenmek üzere söz konusu belgeler ve bu belgelerin avukat müvekkil gizliliği kapsamında olduğu iddiasına ilişkin iletişim kaydını içeren belgelerin Rekabet Kurulu’nun gerekli kararı vermesi için kapalı zarf içinde teslim alındığı, davacı şirket tarafından, kapalı ve mühürlü zarf içinde alınan söz konusu belgelerin avukat-müvekkil gizliliği ilkesi kapsamında olduğu, davalı idare tarafından verilecek bir karara konu edilemeyeceği belirtilerek taraflarına iadesi talebinin reddedilmesi üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, “avukat-müvekkil gizliliğine ilişkin imtiyazın” gizlilik iddiasında bulunulan belgenin teşebbüs nezdinde bordrolu olarak çalışmayan, bir diğer ifade ile bağımsız çalışan bir avukat ile teşebbüs arasındaki ilişkiye ait olması ve avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olduğu iddia edilen bu belgelerin savunma hakkının kullanılması ile ilgili olması hâlinde kabulü gerektiği, …Avukatlık Ortaklığı avukatları tarafından, davacı şirketin hangi davranışlarının rekabet hukuku açısından ihlâl teşkil edebileceğini saptayan ve bu konularda, davacı şirketin genel rekabet eğilimlerinin ve atölye çalışmalarının hazırlanmasında kullanılacak bulguların elde edilmesi amacına yönelik hazırlanan raporun, “avukat-müvekkil gizliliği” imtiyazından yararlanabilmesi için aranan şartlardan biri olan “bağımsız çalışan bir avukat ile teşebbüs arasındaki ilişkiye ait olması” şartını taşımakla birlikte raporun bağımsız hukuki danışmanlık alınmasına yönelik hazırlandığı, raporun içerik itibarıyla 4054 sayılı Kanun’un ihlâli sonucunu doğuracak nitelikte ifadeler ve değerlendirmeler içerebileceği dikkate alındığında, davacı şirket hakkında daha önce davalı idare tarafından rekabet mevzuatında belirlenen ilkelerin ihlâlinden dolayı başlatılmış bir soruşturma veyahut bu soruşturma neticesinde tesis edilmiş bir idari işlemin iptali istemiyle açılmış bir davanın raporun düzenlendiği tarihte henüz bulunmaması anılan raporun savunma hakkı kapsamında doğrudan kullanılmak üzere hazırlanmış bir rapor olduğundan söz edilmesine imkân bulunmadığı, dolayısıyla raporun avukat-müvekkil ilişkisinde savunma hakkının kullanılması kapsamında olması gerekli olan koşulu taşımadığı sonucuna varıldığından, söz konusu raporun avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olduğu iddiasıyla iadesi talebinin reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi incelendiğinde, avukat-müvekkil gizliliğinin sadece Rekabet Kurulu’nun başlattığı soruşturmalara veya bu soruşturmalarla ilgili idari dava süreçleriyle sınırlandırıldığı, söz konusu uygulamanın hatalı olduğu, Kurul’un bizatihi kendisinin avukat-müvekkil gizliliğini tanıdığı, mehaz uygulamada da bağımsız avukattan alınan görüşlerin gizlilik kapsamında kalacağının ifade edildiği, evrakın soruşturma sürecinden önce oluşturulmuş olmasının rekabet otoritesi tarafından gerçekleştirilen soruşturmayla doğrudan ilgili olduğu gerçeğini değiştirmediği, iç denetim raporunun bağımsız avukat tarafından önleyici işlevini yerine getirmek üzere kullandığı en etkili araçlardan biri olduğu, bu çerçevede, söz konusu rapora avukat-müvekkil gizliliği muafiyeti tanınmamasının rekabet uyum süreci ile ihlâl oluşmaması için çaba gösteren teşebbüslerin cezalandırılması niteliğinde olacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 05/07/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.