YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9450
KARAR NO : 2014/11465
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/201564
MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2010
NUMARASI : 2010/679 (E) ve 2010/2255 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlıağını bozmak
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı itirazın Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/01/2011 tarih ve 2011/98 D.İ. Sayılı kararı ile değerlendirilerek reddine karar verildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında hırsızlık suçuna hasren yapılan temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Katılan D.. A..’in 21/06/2010 tarihli duruşmadaki ifadesinde, bahçe tarafına bakan kapının kilidinin çalışmadığını, ne şekilde kapının açıldığını bilmediğini, anahtar çoğaltılmış veya zorlamayla açılmış olabileceğini beyan etmesi karşısında, şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk kuralı dikkate alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, hatalı nitelendirme sonucu yazılı şekilde aynı yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılıp fazla ceza tayin edilmesi;
Kabule göre de;
2) Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar N.. D.. müdafii ile diğer sanık L.. C.. ve katılan D.. A..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.