Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/12249 E. 2014/11878 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12249
KARAR NO : 2014/11878
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/123356
MAHKEMESİ : Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2012
NUMARASI : 2011/190 (E) ve 2012/123 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında CMK’nun 231. maddesi gereği hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”
Aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin(çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.”
Aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir.
Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nun 50.maddesi gereği cezalarının seçenek yaptırıma çevrilmesi yerine 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirinin uygulanması,
3-Sanıkların ilk eylemi yaptıktan sonra tekrardan müştekiye ait evin bahçesine girmek isterken müştekice görülmeleri üzerine kaçtıklarının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nun 43.maddesi gereği zincirleme suç nedeniyle cezalarından artırım yapılmaması,
4-02/04/2011 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağına göre sanıkların çaldıkları el arabasını yer göstermek suretiyle iade etmeleri nedeniyle haklarında TCK’nun 168/1.maddesi gereği indirim yapılmaması,
5-Sanıkların konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile gerçekleştirmeleri nedeniyle haklarında TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. K.. ve Y.. A.. müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 31/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.