YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9406
KARAR NO : 2014/32343
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
Tebliğname No : 13 – 2014/24127
MAHKEMESİ : Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2013
NUMARASI : 2013/141 (E) ve 2013/47 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık S.. A.. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. A..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık S.. A.. hakkında hırsızlık, sanık U.. Ö.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık U.. Ö..’in, yokluğunda verilen kararın 10.10.2013 tarihinde Kırşehir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edildiği, sanığın 21.10.2013 tarihinde hükmü temyiz ettiği, mahkemece 25.11.2013 tarihli Ek Karar ile temyizin sürede olmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, Ek Kararın 6.12.2013 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 9.12.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunma süresinin son gününün Kurban Bayramına denk gelmesi nedeniyle resmi tatil süresinin bitimini müteakip süresi içinde temyiz talebinde bulunduğunu belirterek 25.11.2013 günlü Ek Kararı temyiz ettiği, mahkemece 11.12.2013 tarihli 2. Ek Karar ile temyiz süresinin son gününün resmi tatile rastlaması nedeniyle sanığın 21.10.2013 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu gerekçe kılınarak 25.11.2013 tarihli Ek Kararın iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkeme tarafından 25.11.2013 tarihli Ek Kararın, 11.12.2013 tarihli Ek Karar ile kendiliğinden kaldırılması yok hükmünde olmakla, 25.11.2013 tarihli temyiz talebinin süre yönünden reddine dair Ek Kararın 9.12.2013 tarihinde süresi içinde temyiz edilmesi nedeniyle 25.11.2013 tarihli Ek Kararın kaldırılması ile sanık U.. Ö..’in 21.10.2013 tarihli temyiz talebinin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aynı suçtan tutuklu bulunan sanık U.. Ö..’in başka yargı çevresi içinde olsa dahi hükmün tefhim kılındığı 20.9.2013 günlü oturumda hazır edilmeksizin hükümlülüğüne karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-18.7.2013 tarihli yakalama tutanağına göre, sanıklar S.. A.. ve U.. Ö..’in yakalandıklarında, samimi itirafta bulunarak, atılı suçu kabullendikleri ve müştekiden çaldıkları laptop çantası ile harici hard diski yer gösterebilecekleri bir caminin tuvaletine attıklarını söyleyerek suça konu harici hard disk ve laptop çantasının müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, müştekinin yapılan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre, 5237 sayılı TCK.nun 168.maddesi kapsamında sanıklar U.. Ö.. ve S.. A.. hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-Sanık U.. Ö..’in tekerrüre esas alınan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/502-667 Esas-Karar sayılı ilamındaki mahkeme adının “Ankara” yerine “Adana” olarak gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Bu dava sebebiyle yapılan toplamda 16,00 TL davetiye giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar U.. Ö.. ve S.. A..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.