YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3021
KARAR NO : 2014/4013
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2012/260891
MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2012
NUMARASI : 2009/572 (E) ve 2012/545 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1) Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688. maddesi uyarınca bonoda tanzim tarihinin yazılı bulunması zorunludur. İncelenen dosya kapsamına göre, suça konu bonolarda tanzim tarihinin yazılı olmadığı cihetle sanığın eyleminin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek “resmi belgede sahtecilik” suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı kararı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı , suça konu senetlerin sanık tarafından aynı anda kullanılmış olması halinde 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinin uygulanması mümkün ise de 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanma olanağının bulunmayacağı, ayrıca suç tarihinin ve buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetlenmesi bakımından zorunlu olduğu cihetle, senetlerin sanık tarafından hangi tarihte ciro edilip kullanıldıklarının belirlenmesinden sonra sonucuna göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; lehe yasa değerlendirmesi yapılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre de,
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1.fıkrasının (a),(b),(d),(e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.