YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27253
KARAR NO : 2014/10835
KARAR TARİHİ : 03.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/127773
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/10/2009
NUMARASI : 2009/71 (E) ve 2009/1170 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1-Sanık hakkında, ortağı olduğu şirketi temsile yetkili olmadığı halde suça konu çeki keşide edip imzalamak suretiyle tedavüle koyduğu ve ”resmi belgede sahtecilik” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın, çekteki imzanın kendisine ait olduğunu ve M.. G.. ile birlikte verdiklerini savunması, dosyaya sunulan 01.02.2007 tarihli ”imza yetkisi konusunda sözleşme” başlıklı belgede şirket yetkilisi olan M.. G.. tarafından sanığa, şirkete ait çek ve senet imzalama konusunda yetki verildiğinin belirtilmesi, Ticaret sicil gazetesine göre şirket yetkilisi olan adı geçen kişinin, sanığın evraklar üzerinde imza yetkisi olduğunu ve bu konuda protokolün de bulunduğunu beyan etmesi karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekarlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle; daha önceden sanığın şirket adına çek keşide edip etmediği de araştırılarak sanığa, şirket yetkilisinin verdiği iznin bulunması hususu da değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a- Sanığın adli sicil kaydında yer alan 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetine ilişkin eyleminin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü ve Akdağmadeni Asliye Mahkemesince verilen 6136 sayılı yasaya muhalefet suçuna ilişkin ilamında CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği cihetle, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilerek infazı tereddüt oluşturacak ve infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.