Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/318 E. , 2022/5734 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/318
Karar No : 2022/5734
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle oluştuğu iddia edilen 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının, davacı yönünden açıklamalı ve düzeltilerek reddine, davalı idare yönünden ise kabulüne, mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY’nin 26 Mayıs 2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten önce ilan edilmiş bir terör örgütü olmadığı için geçmişteki fiilleri nedeniyle terör örgütü üyeliğinden ceza verilemeyeceği, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK’lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL’in gerekli kıldığı konularda düzenlemelerin yapılabileceği, dava konusu işlemin geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL KHK’larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM’nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, mezkur KHK’nin TBMM onayına sunulduktan sonra 30 gün içerisinde onaylanmaması sebebiyle yok hükmünde olduğu, bu sebeple dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş bellek’in tarafına tebliğ edilip bu hususa karşı görüşleri alınmadan karar verildiği, ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, il olarak Eğitim Birsen Sendikasına üye olduğu, ancak bazı ilgisizlikler nedeniyle bu sendikadan istifa ederek Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, üye olduğu dönemde bu sendikanın yasal olarak faaliyet gösterdiği, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra söz konusu sendikanın FETÖ/PDY ile ilişkili bir kuruluş olduğu haberlere yansıyınca Devlet tarafından kapatılmadan önce istifa ettiği, idari yargı yerlerince ceza yargılamasından bağımsız olarak karar verildiği tarihteki deliller ve hukuki durum gözetilerek karar verilmesi gerektiği, “mensubiyet”, “iltisak” ve “irtibat” kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, aynı eylemler nedeniyle bir kişinin iki kez yargılanamayacağı, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, özel hayata ve aile hayatına saygı, adil yargılanma, mülkiyet, şeref ve itibara saygı, eğitim, gerekçeli karar haklarının, suç ve cezaların şahsiliği, suçta ve cezada kanunilik, çelişmeli yargılama, silahlar eşitliği, ölçülülük, öngörülebilirlik ilkelerinin, seyahat özgürlüğünün, masumiyet karinesinin belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.