Danıştay Kararı 5. Daire 2020/3175 E. 2022/5733 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/3175 E.  ,  2022/5733 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3175
Karar No : 2022/5733

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yapılan ceza yargılamasının hukuka aykırı olduğu, koşulları oluşmamasına rağmen ceza soruşturmasının gizli yürütüldüğü, ByLock’a ilişkin delil ve değerlendirmelerin kendi aralarında çeliştiği, ID numarasının belli olmadığı, düzenlenen bir ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının olmadığı, ByLock kullanıcısı olduğunu gösterir şüpheden uzak, kesin nitelikte bir delilin bulunmadığı, Mor Beyin hadisesi benzeri bir hata olduğu, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, emniyet tarafından hazırlanan şemada Türkoğlu ilçe imamı olarak gösterildiği, ancak hiçbir dönem adı geçen ilçede yaşamadığı, Bank Asya hesabının açılış tarihinin 28/12/2004 olduğu, Bank Asya hesabında olağandışı bir hareketin olmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren derneklere üye olmanın suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hakkında ihbarda bulunan kişinin kimliğinin bilinmediği, bu nedenle söz konusu ihbarın delil niteliğinin olmadığı, termal bir otele gitmesinin hayatın olağan akışı kapsamında ancak tatil ve turistik bir gezi olarak nitelendirilmesi gerektiğinin açık olduğu, bir kez Suriye bir kez de Kırgızıstan’a gittiği, her iki seyahatin de Türkiye şartlarında vizesiz en kolay ve ucuz seyahatler olduğu, somut bir delil olmaksızın bu ziyaretlerin örgüt saikiyle yapıldığı iddiasının tamamen niyet okumak olduğu, üyesi olduğu sendika hakkında terör örgütü ile iltisaklı olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, terör örgütü üyeliğinin kasten işlenebilen bir suç olduğu, OHAL Komisyonunca hak ihlalleri yönünden inceleme yapılmadığı, FETÖ/PDY’nin 26 Mayıs 2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten önce ilan edilmiş bir terör örgütü olmadığı için geçmişteki fiilleri nedeniyle terör örgütü üyeliğinden ceza verilemeyeceği, dava konusu işlemle adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.