YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15464
KARAR NO : 2014/4861
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/120366
MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2012
NUMARASI : 2012/19 (E) ve 2012/1025 (K)
SUÇ : Mühür bozma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın yapılan adli sicil sorgulamasında bu davaya konu 27.12.2011 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce 21.01.2010 ve 11.05.2010 tarihlerinde işlediği başka mühür bozma suçlarından hakkında Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarih 2011/711 Esas ve 2011/961 Karar , Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2011 tarih 2010/486 Esas ve 2011/28 Karar sayılı ilamları ile mahkumiyetine karar verildiği ve kararların 23.12.2011 ve 31.01.2011 tarihlerinde kesinleştiği anlaşılmakla; zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti bakımından; yukarıda belirtilen dava dosyaları getirtilip incelenerek, incelenen dosyaların iddianame tarihi ile iddianameye konu tutanak tarihleri tespit edilip, aynı suç işleme kararıyla işlenen mühür bozma eylemleri nedeniyle birden fazla açılan davalarda hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlenme tarihi itibariyle kapsadığı eylemler belirlenerek teselsül hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, sanık hakkında teselsül nedeniyle arttırılacak cezadan önceki cezanın indirilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın bu suçun işlendiği tarihten sonra 28.04.2008 tarihinde kesinleştiği bu nedenle suç tarihi itibariyle engel sabıka kaydı bulunmayan ve hükmolunan cezası ertelenen sanığın, yüklenen mühür bozma suçu için herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı da gözetilerek, hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, “sanığın daha önceden benzer suçtan sabıkası olması” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
3- 25.01.2012 tarihli usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilen şikayetçi kurum adına vekilinin davaya katılma talebi olmadığı ve mahkemece de bu konuda bir karar verilmediği gözetilmeden vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.