Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/2993 E. 2014/3412 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2993
KARAR NO : 2014/3412
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2013/379529
MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2008 (Asıl karar), 26/04/2011 (Ek karar)
NUMARASI : 2007/640 (E) ve 2008/698 (K)
SUÇ : Mühür bozma

5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanığın, 30.03.2011 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin 26.04.2011 gün ve 2007/640 Esas, 2008/698 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının kaldırılarak; sanığın bildirdiği adresine kanunun gösterdiği usullere göre önceden yapılmış bir tebligat bulunmadığından, Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat usulsüz olup, eski hale getirme talebi yerinde görüldüğünden, temyizin süresinde kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü:
En son suç tarihinin 21.04.2007 olması nedeniyle bu tarihin de gerekçeli karar başlığına mahallinde ilave edilmesi mümkün görülmüş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması ve aynı nedenle anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca TCK.nun 203. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak:
UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili mühür bozmak suçundan birçok davanın bulunduğu, bunlardan 5. Ceza Dairesinin 2011/9114 Esas, 2012/3849 Karar sayılı dosyasında; 24.01.2007, 08.03.2007, 17.03.2007 ve 04.04.2007 tarihli tutanaklar nedeniyle 24.04.2007 tarihli iddianame ile Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesine 2007/392 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, temyize konu Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/640 Esas sayılı bu dosyasında ise, 03.04.2007 ve 21.04.2007 tarihli tutanaklar nedeniyle 26.07.2007 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesinti oluşacağı, bundan sonraki eylemlerin ise ayrı bir suç oluşturacağı cihetle; her iki kamu davasına konu edilen 24.01.2007, 08.03.2007, 17.03.2007, 04.04.2007, 03.04.2007 ve 21.04.2007 tarihli tutanakların 24.04.2007 tarihli ilk iddianameden önce düzenlendiği, dolayısıyla 24.04.2007 tarihli iddianameye konu edilen eylemlerle 26.07.2007 tarihli iddianameye konu edilen eylemlerin tek bir zincirleme suç oluşturduğu anlaşıldığından, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/392 Esas sayılı Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2011/9114 Esas, 2012/3849 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleşen dosyasının getirtilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.