Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/3387 E. 2014/3427 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3387
KARAR NO : 2014/3427
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2012/292
MAHKEMESİ : İstanbul 41. (Fatih 2.) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/07/2011
NUMARASI : 2011/106 (E) ve 2011/628 (K)
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama

Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-İki sınır arasında ceza tayini, hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinin içerisinde ise de, bu yetkinin kullanılmasında, adalet ve hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun özellikleri, zararın ve tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, fiilden sonraki durumu gibi unsurların göz önünde bulundurulması, cezanın adil ölçüler içinde tayini ve dosya içeriğine uygun olması gerekir. Olayımızda, E.. D.. adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile katılan banka şubesine müracaat edip kredi kartı talebinde bulunduktan sonra, banka görevlisinin ibraz edilen nüfus cüzdanının sahte olabileceğinden şüphelenerek durumu emniyete bildirmesi üzerine, henüz bir hesap açılmadan veya kredi kartı düzenlenmeden yakalanan sanığa “suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, sanığın kastının yoğunluğu ve tehlikenin ağırlığı” dikkate alınarak en üst sınırdan ceza tayin edilmiştir. Bu gerekçelerin cezanın asgari haddin üzerinde makul bir düzeyde arttırılması için yeterli olmasına karşın, en üst sınırdan belirlenmesi açısından dosya içeriğine uygun ve adil olmadığının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hak ve nesafet kurallarına aykırı davranılması,
2-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.