YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26767
KARAR NO : 2014/5630
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2013/61816
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2012/799 (E) ve 2012/1213 (K)
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca hapisten çevrilme adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte bulunmadığından tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Madde gerekçesi ve başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde, TCK’nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin beyanı sonucu bir resmi belgenin düzenlenmesi gerekir. Yalan beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından henüz belge düzenlenmeden veya düzenlenmesine başlanıp tamamlanmadan fail kendiliğinden gerçeği bildirirse, gönüllü vazgeçmeye ilişkin TCK’ nun 36. maddesi uyarınca faile ceza verilmeyecektir. Belge düzenlenmeden veya belgenin düzenlenmesi tamamlanmadan önce gerçek durum başka şekilde öğrenilmiş ise suç teşebbüs aşamasında kalacaktır.
Somut olayda; sanığın, başka suç nedeniyle yapılan soruşturma sırasında ismini “Ş. Ö.” olarak bildirmesine karşın, henüz tutanak oluşturulmadan kimliğinin tespit edilip diğer tüm belgelerin de gerçek ismiyle düzenlendiği cihetle; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.