Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6089 E. , 2022/4608 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6089
Karar No : 2022/4608
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı): … Borsası
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı): …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/04/2021 tarih ve E:2021/1132, K:2021/2364 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Dava, … Ticaret Borsasında genel sekreter vekili ve muhasebe sorumlusu olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu 125/1-E/(g) bendi uyarınca görevine son verilerek ilişiğinin kesilmesine ve 7.928,57-TL’nin yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin … tarih ve … sayılı … Ticaret Borsası Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davalı idarece yapılan soruşturma ve yargı yerlerince elde edilen deliller çerçevesinde davacının disiplin cezasını gerektirir fiilleri işlediği kanıtlandığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, ceza mahkemesinde görülen davada, davacının üzerine atılı zincirleme olarak nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülerek 5 yıl 10 ay hapis ve 6.606,00 -TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve memuriyetten hapis cezasının infazını tamamlayıncaya kadar yasaklanmasına ilişkin olarak verilen kararın temyiz aşamasında eksik inceleme nedeniyle bozulması karşısında, bozma kararı sonrasında verilecek kararın, işbu davanın esası hakkında verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından, Yargıtay bozma kararı sonrası Ağır Ceza Mahkemesince verilecek kararın yeniden değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemizin 07/02/2018 tarih ve E:2014/8929, K:2018/623 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, Yargıtay bozma kararı sonrası … Ağır Ceza Mahkemesince … tarih ve E:… K:… sayılı karar ile “zamanaşımı nedeniyle düşme” kararı verildiği UYAP üzerinden anlaşıldığından, işin esasına girilerek dosyadaki tüm belgeler, mahkeme kararları ve 21.12.2006 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacının disiplin cezasını gerektirir fiilleri işlediği kanıtlandığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 19.01.2005-11.03.2005 tarihleri arasında bankadan çekilen paraların bir kısmını borsa muhasebe kayıtlarına geçirmemek, bankadan çekilen paraları tediye fişleri ile hesaplar arasında aktarma yapılmış gibi göstermek ve vadeli mevduata tahakkuk ettirilen faiz gelirlerini borsa muhasebe kayıtlarına geçirmemek suretiyle Borsayı zarara uğrattığı gerekçesi ile hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturmanın sonunda davacının üzerine atılı eylemlerinin sübuta erdiği gerekçesi ile Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının 657 sayılı Yasa’nın 125/E-g maddesi uyarınca görevine son verilerek ilişiğinin kesilmesine ve 7.928,57-TL’nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davalı İdarenin 2006 yılı bütçe hazırlıkları aşamasında banka kayıtları ile borsa muhasebe kayıtlarının birbirini tutmadığının tespit edilmesi ve yetkililer tarafından denetleme talebinde bulunulması üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Kontrolörlüğü’nce düzenlenen 14/09/2016 tarihli raporda Borsa’nın toplam 7.928,57-TL zarara uğratıldığının belirtilmesi üzerine dönemin Borsa Yönetim Kurulu Başkanı … , Borsa Yönetim Kurulu Üyesi … ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, adı geçenler hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak ve zincirleme olarak zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından … Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda davacı ve diğer sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının, … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bankadan çekilen paranın davacının zimmetinde olup olmadığı hususlarının ayrıntılı olarak belirlendiği bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeyle verildiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı üzerine …Ağır Ceza Mahkemesinin … gün ve E:… K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı zincirleme olarak nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın da davacı tarafça temyizi üzerine … Ceza Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı ile “önceki bozma ilamında belirtilen ve gereği tam olarak yerine getirilmeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle hüküm kurulduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararında ayrıca davacının zimmetinde kalan bir paranın bulunup bulunmadığının tespiti için Borsa’nın tüm gelir ve giderleri, banka ve kasa mevcutlarının da esas alınmak suretiyle bilirkişi kurulunca inceleme yapılması gerektiğine işaret edildiği, … Ağır Ceza Mahkemesi’nce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, Bilirkişi Heyetince hazırlanan 24/07/2018 tarihli raporda; hiçbir tutarın …’ın uhdesinde olduğuna dair kesin kanaat oluşmadığı belirtilmekle birlikte davacının genel sekreter vekili olarak Borsada imza yetkilisi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, öte yandan … Ticaret Borsası Yönetim Kurulunun 16.09.2004 tarihli kararı ile muhasebe kayıtlarını da tutmakla görevlendirilen davacı tarafından incelemeye konu olan tutarların usulüne uygun muhasebeleştirilmediği görülmekte olup bu hususta davalı kurum adına satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin evrakın temin edilerek muhasebe kayıtlarına işlenmesi, hatalı yapılan muhasebe kayıtlarının düzeltilerek kalan tutarlar için personel avans ve/veya personel borçları hesapları üzerinden davalı İdarenin alacaklarını takip etmesi gerektiği yönünde görüş beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, zimmet fiilinin somut olayda mevcut olup olmadığının anlaşılabilmesi bakımından … Ceza Dairesi’nin bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda davalı idarenin tüm gelir ve giderleri ile banka ve kasa mevcutları incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunun maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi bakımından hükme esas alınabileceği açık olup raporda, davacının uhdesinde herhangi bir tutarın bulunduğuna dair kesin kanaat bildirilmediğinden söz konusu fiil sebebiyle davacıya disiplin cezası verilemeyecek ise de; incelemeye konu 19.01.2005-11.03.2005 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemler sebebiyle muhasebe kayıtlarının hatalı/eksik tutulması eylemi sebebiyle davacıya ayrıca disiplin cezası verilebileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, istemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından karar düzeltme isteminin belirtilen açıklama ile reddine, karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 04/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.