YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28311
KARAR NO : 2014/5585
KARAR TARİHİ : 25.03.2014
Tebliğname No : 4 – 2010/269191
MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2009
NUMARASI : 2009/720 (E) ve 2009/989 (K)
SUÇ : Mühür Bozma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1-Sanık hakkında dosya kapsamında bulunan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/413 Esas-2009/497 Karar sayılı ilamı ile 2006 yılında mühür bozma suçundan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi, eylemlerin zincirleme suç kapsamında bulunup bulunmadığı ve davaların mükerrer olup olmadığının, hukuki veya fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi amacıyla; ilgili dava dosyası getirtilip bu yönüyle incelenerek, onaylı suretinin dosya arasına konulmasından sonra, sanığın mühür bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunması zorunlu olup mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, aynı Yasanın 231/6. madde ve fıkrasında gösterilen objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan biçimde sanığın geçmişteki hali ve zararın karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.