YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7226
KARAR NO : 2014/14060
KARAR TARİHİ : 10.07.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/60040
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/06/2012
NUMARASI : 2009/999 (E) ve 2012/454 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca, mahkemece önceki kesinleşen hükümdeki herbir olaya sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasada karşılığı bulunan hükümler uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı birbirleriyle karşılaştırılması sonucunda lehe hükümler belirlenip; önceki hükmün sanık lehine olduğunun tespiti halinde, kesinleşmiş hükümde değişiklik yapılamayacağından “karar verilmesine yer olmadığına, önceki hükmün aynen infazına” karar verilmesi gerektiği, yeni yasanın lehe sonuç doğurduğu saptandığında kesinleşen hükümde değişiklik yapılması gerektiğinde ise, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/1-89-2008/158 sayılı kararında da açıklandığı gibi, yeniden kurulan hükmün gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, diğer yandan 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hükümlü hakkında lehe olan infaz hükümleri uygulanacağından uyarlama yargılamasında lehe yasanın tespiti sırasında ayrıca bu hükümlerin dikkate alınamayacağı da gözetilmeden, kesinleşen karardaki her bir hüküm yönünden ayrı ayrı somut uygulama yapılmadan ve gerekçe de gösterilmeden hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlüler F.. Ş.. ve H.. Ş.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,10.07.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.