Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2012/26797 E. 2014/9150 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26797
KARAR NO : 2014/9150
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/144616
MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2009
NUMARASI : 2007/448 (E) ve 2009/994 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu neticesinde meydana gelen zararın giderildiği, adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinin 3167 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca çek defterini geri vermeme suçundan verilen mahkumiyetlere ilişkin olduğu, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılarak çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarıldığı cihetle, hükümden önce 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında ”hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirdiği gibi, hükmün gerekçesinde, suçun işlenmesindeki özellikler, suç neden ve saikleri, sanıkların kişiliği gözönüne alınarak ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan bahisle her iki sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, hükümde sadece sanık E.. D.. hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması suretiyle hükmün karıştırılması,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yeralan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, fıkranın tamamını kapsar biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.