Danıştay Kararı 8. Daire 2021/6873 E. 2022/4605 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6873 E.  ,  2022/4605 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6873
Karar No : 2022/4605

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Fakültesinde Dekan Yardımcılığı görevini yürüten davacı tarafından, 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun 6114 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 8. fıkrası uyarınca geçersiz sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı ÖSYM Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 6114 sayılı Kanunun 9. maddesinin 8. fıkrası gereği sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağan dışı bulgulara rastlanması halinde adayların Yönetim Kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılabileceği bu hususun da idarenin takdir hakkı kapsamında olduğu, ayrıca davacı tarafından eşdeğer sınava çağrılma işlemine karşı açtığı davanın ret ile sonuçlanıp kesinleştiği, davacının eşdeğer sınava girip 23,75 puan aldığı ve idare tarafından olağan dışı bulgu olarak takdir edilen hususun eş değer düşük sınav sonucu ile desteklendiği ve idare tarafından eş değer sınav sonunda hazırlanan değerlendirme raporu ile davacının 2006 ÜDS Sonbahar döneminde İngilizce testinden almış olduğu 70,00 puanının olağandışılık sergilediğinin açık olduğu dikkate alındığında tesis edilen sınav sonucunun geçersiz sayılmasına dair işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece yapılan KPDS ve ÜDS gibi yabancı dil sınavlarının kendine özgü sınavlar olduğu, muadili olan ve uluslararası kabul gören sınavlarla hiçbir benzerliğinin bulunmadığı, bireylerin yabancı dil bilgisini ve seviyesini tam ve doğru belirlemekten uzak olduğu, yıllarca yurt dışında eğitim alan bireylerin dahi bu sınavlarda düşük puanlar alabildiği, davacının yabancı dil seviyesinin değerlendirilmesi açısından da bu gerçekliğin göz önünde bulundurulması gerektiği, yabancı dil sınavlarından belirli bir puan almanın zorunlu olmadığı dönemlerde yeterli hazırlık yapılmadan girilen sınavlarda elde edilen sonuçların olağandışılık bulgusunun tespitinde kriter olarak kabul görmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan çok sayıda bildirisinin mevcut olduğu, bu bakımdan davacının yabancı dil bilgisinin akademik hayattaki yansımaları ile birlikte objektif olarak incelenmesi gerekirken salt önceki dönemlerde girdiği yabancı dil sınav sonuçları değerlendirilerek bir sonuca varılmasının hakkaniyete ve hukuka uygun olmadığı, öte yandan her ne kadar 2018 Şubat Dönemi e-YDS sınavından yeterli puanı alamadığı için 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucu geçersiz sayılmış ise de 2021 yılı Temmuz ayında girmiş olduğu TOEFL sınavından 89 puan aldığı, bu sınav sonucu dosyaya sunulmuş olmasına karşın mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, diğer taraftan davacının 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına sebep olabilecek sınav güvenliğinin ihlali niteliğinde herhangi bir davranışının bulunmadığı, bu konuda davalı idarece somut bir delile dayanılmadığı, dava konusu işlemin hukuki güvenlik, kazanılmış haklara saygı ve masumiyet karinesi ilkelerine aykırı olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarına da aykırılık oluşturduğu belirtilerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı, … Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı yazılarında, bazı akademik personelin yabancı dil sınav sonuçlarında anormallikler saptandığı ifade edilerek bu hususta ÖSYM Başkanlığından inceleme yapılmasının talep edildiği, konu hakkında davacının da aralarında bulunduğu 10 akademik personel hakkında yürütülen inceleme ve araştırmalar kapsamında tanzim edilen ÖSYM İhbar Değerlendirme Komisyonunun … sayılı raporu doğrultusunda ÖSYM Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının eşdeğer sınava çağrılmasına karar verildiği, 10.02.2018 tarihinde uygulanan e-YDS 2018/02 sınavına katılan davacının bu sınavdan 23,75 puan aldığı, davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin tesis edilen işleme karşı açtığı davanın ret ile sonuçlanarak kesinleştiği, adayın eşdeğer sınavdan almış olduğu puanın sınavlara dair standart hatalar toplamı ile güven aralıkları esas alınarak yapılan değerlendirmesinde, ÖSYM Eşdeğer Sınav Sonuçlarını Değerlendirme Komisyonunca hazırlanan 07.03.2018 tarihli rapor gereği 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun olağandışılık sergilediği kanaatine varılarak sınav sonucunun geçersiz sayılmasına karar verildiği, adayların eşdeğer sınava çağrılabilmesi için sınav sonucunda olağandışı bulgulara rastlanılmış olmasının yeterli olduğu, bunun dışında adayların kopya çektiğine yahut kendisi yerine bir başka adayın sınava girdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmasına gerek olmadığı, zira bu yöndeki tespitlerin varlığı halinde mevzuatta belirtildiği üzere adayın eşdeğer sınava çağrılmasına gerek olmadan doğrudan söz konusu sınav sonucu ile yapılan yerleştirme işlemlerinin iptal edileceği, oysa olağandışılık bulgusunun varlığı halinde idarenin takdir yetkisine dayalı olarak 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi uyarınca adayların eşdeğer sınava çağrılarak eşdeğer sınav sonucuna göre bir değerlendirme yapıldığı, somut olayda da girmiş olduğu eşdeğer sınavdan yeterli puanı alamadığı anlaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı ve … Üniversitesi Rektörlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazıları ile davacının da aralarında bulunduğu 10 akademik personelin yabancı dil sınav sonuçlarında anormallikler saptandığından bahisle, konu hakkında inceleme yapılmasının davalı idareden istenilmesi üzerine, yapılan araştırma ve incelemeler kapsamında; davacının 2002 ila 2006 yılları arasında girdiği KPDS ve ÜDS sınav sonuçlarının 12,5 ila 42,5 puanları arasında değiştiği, 2006 ÜDS Ekim Dönemi sınavından 70 puan aldığı, en yüksek puan dışında kalan yabancı dil sınav sonuçlarının ortalamasının ise 30,7 olduğunun tespitinden hareketle 2006 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilerek ÖSYM Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile eşdeğer sınava çağrıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 22.06.2018 tarih ve E:2018/3388 K:2018/3510 sayılı onama kararı ile kesinleştiği, davacının eşdeğer sınav hükmünde olmak üzere katıldığı 10.02.2018 tarihli e-YDS 2018/2 sınavından ise 23,75 puan aldığı, Eşdeğer Sınav Sonuçlarını Değerlendirme Kurulu’nun 07.03.2018 tarihli toplantısında davacının eşdeğer sınavdan almış olduğu puanın sınavlara ait ölçmenin standart hataları toplamı ve güven aralıkları esas alınarak yapılan incelemesinde, 2006 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun olağandışılık sergilediği sonucuna varılması nedeniyle dava konusu işlemle 2006 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
6114 sayılı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Sınav güvenliği” başlıklı 9. maddesinin 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile eklenen 8. fıkrasında, “Sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması halinde adaylar, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağrılabilir. Adayın sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak Yönetim Kurulu tarafından karar verilir. Çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavı geçersiz sayılır.” hükmüne yer verilmiş; Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Başkan, Başkan yardımcıları ve Yönetim Kurulu” başlıklı 348. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde ise, “Gerekli hâllerde sınavların kısmen veya tamamen iptaline, ertelenmesine, adayların eşdeğer sınavlara alınmasına veya aday işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına karar vermek”, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeyle, sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması hâlinde adayların Yönetim Kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılabilecekleri hususunda davalı idareye takdir yetkisinin tanındığı, adayın eşdeğer sınava çağrılabilmesi için sınav sonuçlarında olağandışı bulgulara rastlanılmış olmasının yeterli olduğu, bunun dışında adayın kopya çektiğine yahut kendisi yerine bir başka adayın sınava girdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmasının gerekli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, sınavlarda olağandışı bulgulara rastlanılması durumunda, olağandışı bulguların bertaraf edilmesi amaçlanmış, eşdeğer sınava çağrılan adayın olağan dışı bulunan sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak ÖSYM Yönetim Kurulunca karar verileceği, çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavının ise geçersiz sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Buna göre, İdareye verilen takdir yetkisinin yasa maddesinin getiriliş amacına ve kamu yararına uygun olarak kullanılabilmesi için gerek eşdeğer sınava çağırma aşamasında gerekse adayların eşdeğer sınav sonuçları üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminde, idari işlemin dayandırıldığı maddi ve hukuki olayların işlemin tesis edilmesini gerektirecek düzeyde olup olmadığı yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Dava devam etmekte iken davacı vekili tarafından 16.07.2021 tarihli dilekçe ekinde, davacının Temmuz 2021 tarihli TOEFL IBT (Home Edition) sınavından 89 puan aldığına ilişkin sınav sonuç belgesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
TOEFL IBT sınavının, bir sınav merkezinde, Home Edition ve Paper Edition şeklinde uygulandığı, Home Edition ile Covid-19 tedbirleri kapsamında adayların evlerinden söz konusu sınava katılım sağlayabilmelerinin amaçlandığı anlaşılmakla birlikte söz konusu sınavı yapan Educational Testing Service (ETS) isimli kuruluşun web adresinde ülkemizde TOEFL IBT Home Edition sınav sonucunu kabul eden kurumlar listesinde Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yer verilmediğinin görüldüğü, buna karşın ÖSYM’nin 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nda yer verilen 3 nolu tabloda, TOEFL IBT sınavının KPDS/ÜDS/YDS/e-YDS’ye tek yönlü olarak eşdeğer olduğunun kabul edildiği anlaşıldığından, Dairemizce 24.02.2022 tarih ve E:2021/6873 sayılı ara karar ile davalı idareden; “TOEFL IBT Home Edition” sınav sonuçlarının YDS ve/veya e-YDS’ye eşdeğer kabul edilip edilmediği, “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nın güncellenip güncellenmediği, Covid-19 tedbirleri kapsamında uluslararası yabancı dil sınavlarına uzaktan katılım sağlayan adayların sınav sonuçlarının bir sınav merkezinde girilen sınav sonuçları ile eşdeğer olup olmadığı, bu konularda alınmış herhangi bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının sorularak karar alınmış ise bu karardan onaylı bir örneğin gönderilmesinin istenilmesine” karar verilmiştir.
Davalı idarece 22.06.2022 tarihinde kayda giren ara karara cevap dilekçesi ekinde, 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarının Eşdeğerliklerini Belirleme Yönergesi”nin sunulduğu, söz konusu Yönergenin “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde, bu yönergenin amacının, uluslararası yabancı dil sınavlarını düzenleyen kurum ve kuruluşlarca yapılan uluslararası yabancı dil sınavlarının Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına (YDS) eşdeğerlik taleplerinin değerlendirilmesi ve eşdeğerlik tespitine dair usul ve esasları belirlemek olarak ifade edildiği, “Eşdeğerliğe Konu Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarında Aranacak Şartlar” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, eşdeğerliğe konu sınavın nitelikleriyle ilgili şartlara yer verilirken ikinci fıkrasında, sınavın sahibi, sınavı yapan kuruluş veya temsilcisi ve sınavın yapıldığı bina bakımından aranacak şartların belirlendiği, ikinci fıkranın (d) bendinde ise, “Türkiye’de yaptığı ve eşdeğerliğe konu sınav oturumlarını devlet üniversitelerine ait binalarda yapıyor olmak” şartının arandığı, öte yandan ÖSYM Başkanlığınca 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nın “Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarının KPDS/ÜDS/YDS/e-YDS’ye eşdeğerliği” başlıklı bölümün 3. paragrafında ise, “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerliklerini Belirleme Yönergesi 6 ıncı madde ikinci fıkra (d) bendi uyarınca Türkiye’de yaptığı ve eşdeğerliğe konu sınav oturumları devlet üniversitelerine ait binalarda gerçekleştirilmeyen ve (m) bendi uyarınca sonuç belgelerinde sınav yeri ve tarihi bilgileri bulunmayan sınavların sonuçları eşdeğer kabul edilmez.” hükmüne açıkça yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerliklerini Belirleme Yönergesi”nin 6/2-d bendindeki koşulu sağlamayan ve davacının evden katılım sağladığı TOEFL Home Edition sınav sonucunun YDS veya e-YDS sınavına eşdeğer kabul edilebilmesi yukarıda yer verilen düzenlemeler karşısında mümkün bulunmadığından ve temyiz incelemesinin yapıldığı aşamada davalı idarece YDS veya e-YDS sınavına eşdeğerliği kabul edilen (CPE, CAE, PTE gibi) başkaca bir sınav sonucu da sunamayan davacının 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Posta giderleri avansından artan tutar ile, kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 04/07/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dava konusu işlem, davacının 2006 yılı Sonbahar Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) sonucunun hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle 6114 sayılı Kanun’un 9/8. maddesi uyarınca çağrıldığı eş değer sınav sonucu değerlendirilerek Eşdeğer Sınav Sonuçlarını Değerlendirme Komisyonu Raporu doğrultusunda 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin olup öncelikle davacının eşdeğer sınava çağrılmasını gerektirebilecek maddi ve hukuki olguların somut olayda bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi, davalı idareye sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağan dışı bulgulara rastlanması halinde adayların, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağırabilmesine olanak tanıyor ve yetki veriyor ise de, anılan maddede tanınan yetkinin Anayasa’da belirlenen hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği, uyuşmazlıkta 2006 yılı Sonbahar Dönemi ÜDS sınavı için davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veyahut kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu olarak kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak davaya konu işlemin tesis edildiği, bu şekilde yapılan bir değerlendirme sonucu 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesinde tanınan yetkinin kullanılmasının hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceği anlaşıldığından, eşdeğer sınava çağırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, benzer bir davada; ortaöğretim diploma notu itibariyle okulundaki öğrencilerin ortalamasından daha düşük bir ortalama ile Diyarbakır Anadolu Lisesi’nden mezun olan …’in, 1981-1999 yılları arasında üniversiteye girişte ÖSS ve ÖYS olmak üzere iki basamaklı sınav sisteminin uygulandığı dönemde, 1994,1995,1996 yıllarında yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanamadığı için bu yıllarda ÖSYS’ye giremediği, 1997 yılında yapılan sınavların birinci basamağında asgari puan olan 105 puanın üzerinde bir puan alarak 131 puan ile sınavın ikinci basamağına katılmaya hak kazandığı, 1997 ÖYS’de 493 puan almış olmasına rağmen seçtiği üniversite programlarından birine yerleştirmesinin yapılmadığı, aldığı yüksek puana rağmen seçtiği üniversite programlarından birine neden yerleştirilmediğini soran ilgiliye idare tarafından verilen cevapta, üç profesörden müteşekkil akademik konsey tarafından sınav sonuçlarının değerlendirildiği ve ilgilinin, geçmiş yıllardaki düşük puanları dikkate alındığında bu başarısının izah edilemediği, dolayısıyla bu başarıyı kendi bilgi ve becerisiyle elde etmediği görüşü üzerine 1997 yılında girdiği ÖSYS sonucunun geçersiz sayılmasına karar verildiği olayda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 No’lu Protokol’ünün 2. maddesi çerçevesinde eğitim hakkından yoksun bırakıldığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, Mahkemenin 17.01.2006 tarihli kararıyla, başvuranın kopya çektiğine dair bir kanıt veya bu hususta aleyhine yöneltilen açık bir suçlama olmadığı kopya çeken adayın sınav sonuçlarının iptal edilmesinin, ÖSYM’nin takdirine bırakılan bir mesele değil, merkezin görevlerinden biri olduğu, bu bakımdan Akademik Konseyin veya mahkemelerin söz konusu davada başvuranın uygunsuz davranışta bulunduğunu kanıtlayamamış olması ve 1997 senesinde düzenlenen sınava dershaneye giderek hazırlanmış olduğu açıklamalarına da itiraz edilmediği göz önünde bulundurularak başvuranın iyi sonuçlar almasının açıklanamaz olduğuna dair Akademik Konsey tarafından varılan sonucun, savunulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle, başvuranın sınav sonuçlarını feshetme kararının, yasal ve makul bir temele dayanmadığı sonucuna varılarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 No’lu Protokol’ünün 2. maddesinde yer alan “eğitim hakkının” ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, sınavların güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılması, uygulanan sınavlarda gerekli her türlü güvenlik önlemlerinin alınması görevinin davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, davacının girmiş olduğu 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınavında, sınav güvenliğinin ihlali sonucunu doğurabilecek herhangi bir somut ve nesnel bir bulguya rastlanılmadığı, davacının bir önceki sınav sonucuna göre gösterdiği başarı oranının hayatın olağan akışına aykırı bulunmadığı, hal böyle iken eşdeğer sınava çağrılmasına dair işlemin sorumluluğunun davacıya yükletilemeyeceği, somut bir tespit bulunmazken şüpheli bulunan sınavının geçersiz sayılacağı tehdidi altında yeniden sınava hazırlanmasının kendisinden beklenemeyeceği açık olup; yukarıda yer verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararında yer alan gerekçeler de nazara alındığında, davacının eşdeğer sınava çağrılması yönünde tesis edilen işlem ile eşdeğer sınavda almış olduğu puan üzerinden bir değerlendirme yapılmak suretiyle olağandışı bulunan 2006 ÜDS Sonbahar Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına yönelik tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.