Danıştay Kararı 10. Daire 2022/689 E. 2022/3699 K. 04.07.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/689 E.  ,  2022/3699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/689
Karar No : 2022/3699

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Karaman ili, Merkez ilçesi, … Köyünde bulunan hisseli maliki olduğu (toplulaştırma sonrası) … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan Karaman 2. Kısım Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, dava konusu uygulama sonrasında davacıya verilen yeni parsel ile uygulama öncesindeki eski parselin eşdeğer olmadığı, uygulamaya ilişkin proje sahasında yapılan kamu yatırım payı kesinti oranı doğru hesaplanmış olmakla birlikte bu kesintinin bedeli mukabili karşılanabilmesi mevzuat gereği mümkün iken tabii sınırları belirli, beton direk ve çit tel ile çevrili sabit tesis elma bahçesinden tahsis edilerek komşu parsele ilave edilmesinin toplulaştırmada mümkün mertebe mülkiyeti koruma ilkesine uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, bu nedenlerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu Karaman ili, Merkez ilçesi, … Köyü 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca toplulaştırma alanı olarak ilan edilmiş, Karaman 2. Kısım Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında davacıya hisseli maliki olduğu … ada, … ve … sayılı parsellere karşılık … ada, … sayılı parsel tahsis edilmiş, askı işlemleri tamamlandıktan sonra proje … tarih ve … yevmiye numarası ile tapuda tescil edilmiştir.
Davacı tarafından, bu işlemin 10/09/2020 tarihinde öğrenildiği belirtilerek 30/09/2020 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini … sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan “Toplulaştırma” başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; “Talimat Hazırlanması” başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010’da çıkarılan “Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı”nın 3. maddesinde, “sabit tesis”, ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, “Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması” başlıklı 19. maddesinde yer alan “Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 – 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiş; “Sabit Tesislerin Tespiti” başlıklı 9. maddesinde ise, “… toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı …” belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bilirkişi raporunda, davacının hisseli maliki olduğu eski taşınmazlarının üzerinde, keşif tarihi itibarıyla, 20 sıra halinde 6 yaşında 3500 adet yarı bodur elma ağacı, elektrik trafosu, su kuyusu ve damlama sisteminin yer aldığı, elma bahçesinin etrafının tel çitle çevrilmiş olduğu, dava konusu toplulaştırma sonucunda, davacının hisseli maliki olduğu eski parsellere karşılık, aynı yerden müstakil parsel tahsis edildiği, elektrik trafosu ve su kuyusunun korunduğu, ancak 280 ağaç ile beraber servis yolunun bir kısmının, tel çitin tamamına yakınının ve demir giriş kapısının komşu parselde kaldığı, söz konusu elma bahçesinin proje hazırlık çalışmalarının yapıldığı dönemde inşa edildiği, taşınmazın bahçe vasfının ilgili kurumlara bildirilmemesinin bu probleme yol açmış olabileceği belirtilmiştir.
Karaman Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün davacıya hitaben yazdığı … tarih ve … sayılı yazıda ise, 02/07/2014 tarihli başvuruya istinaden davacının murisi … adına uyuşmazlık konusu parsellerde sertifikalı fidan kullanılarak bahçe tesis edildiği ve 7.252,35 TL “sertifikalı fidan kullanım desteği aldığı” ifade edilmiştir.
Uyuşmazlıkta, toplulaştırma ilanı tarihinin, askı tarihlerinin ve sabit tesislerin tespitine yönelik listenin ilan tarihinin dosyaya ibraz edilmediği, dolayısıyla söz konusu elma bahçesinin toplulaştırma çalışmalarından önce inşa edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulmadan karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda anılan Talimatta yer alan, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması kuralı ile toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı kuralı göz önünde bulundurularak, öncelikle, bahsi geçen sabit tesislerin, davacının hissedarı olduğu taşınmaz sınırları içerisinde toplulaştırma ilanı tarihinden önce inşa edilip edilmediğinin belirlenmesi, şayet sabit tesisler toplulaştırma çalışmalarına başlandıktan sonra inşa edilmiş ise sabit tesisler korunarak tahsis yapılmasının teknik ve hukuki olarak mümkün olup olmadığının gerekirse ek bilirkişi raporu alınması suretiyle açıklığa kavuşturulmasından sonra karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak verilen, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/07/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.