Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3332 E. 2022/2437 K. 04.07.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3332 E.  ,  2022/2437 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3332
Karar No : 2022/2437

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2021 tarih ve E:2017/3458, K:2021/1147 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2021 tarih ve E:2017/3458, K:2021/1147 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının, Dairelerinin E:2016/56426, E:2016/58258, E:2017/4982 ve E:2017/5804 sayılı esasına kayıtlı dosyalarla bu dosyanın birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ve söz konusu kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanmasına karar verilmesi üzerine anılan mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan program için kiralanan IP adreslerine sahip sunuculara bağlanıldığının anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, davacının örgüt toplantılarına katıldığına yönelik ifade ile davacının bu ifadeye karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı halde yargıda unvanlı bir görev olan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesi hususu ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında işlem yapılan kişilerle yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının, yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, konusu ve tarafları aynı olan açtığı 5 dava dosyasının birleştirilmesini talep etmesine rağmen birleştirme kararı verilmeksizin her dava bakımından ayrı karar verilerek aleyhine her dosya bakımından ayrı ayrı yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve hakkaniyete aykırı olduğu, meslekten çıkarma kararının tesis edildiği tarihte hakkında herhangi bir delil bulunmadığı, anılan kararın tesis edilmesinden sonra ortaya konulan delillerin dikkate alınamayacağı, Daire kararında ByLock kullanımı ile ilgili yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının hakkında uygulanabilirliğinin bulunmadığı, usulüne uygun savunması alınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, tarafına yeniden inceleme başvurusu hakkı verilmesinin savunma hakkının kullandırıldığı sonucunu doğurmayacağı, 667 sayılı KHK’nin Anayasa, 2802 sayılı Kanun ve hakim ve savcılara ilişkin diğer mevzuatlarda yer alan hükümlerin ve usuli güvencelerin uygulanmamasına gerekçe teşkil edemeyeceği, dava konusu işlemlerde şahsına yönelik kişiselleştirme yapılmamasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, aleyhine beyanda bulunan tanığın beyanlarının soyut ve gerçek dışı olduğu, somut tespitten ziyade duyuma dayandığı, YARSAV üyeliğinin ihraç kararına esas alınamayacağı, HTS kayıtlarında yer alan telefon görüşmelerinin rutin görüşmeler olduğu, 667 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin suç ve ceza içeren düzenleme mahiyetinde olmasına rağmen geçmişe etkili olarak uygulanması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, öte yandan, dava konusu işlemlerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde belirtilen bağımsız mahkeme ilkesinin, 8. maddesindeki aile ve özel hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, olağanüstü hal döneminde, olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceğinden, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 6749 sayılı Kanun’un (667 sayılı KHK’nin) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş olup ayrıca davacının temyiz dilekçesinde yer alan adli yardım talebine istinaden Kurulumuzun 15/11/2021 tarihli ara kararıyla davacıdan yargılama giderini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali belgelerin istenilmesi üzerine, davacı tarafından gerekli harç ve posta gideri yatırıldığından, adli yardım talebi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/04/2021 tarih ve E:2017/3458, K:2021/1147 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/07/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.