Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2123 E. , 2022/4543 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2123
Karar No : 2022/4543
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından işletilen Tuzla … Eczanesinin muvazaalı olduğundan bahisle 6643 sayılı Kanun’un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile anılan kararın aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı’nın … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı Ecz. …’ın kalfası …’ı kendisiyle daha önce bir tanışıklığının bulunmamasına rağmen eczanenin açılışı sırasında kontratta kefil olarak göstermesi, kalfasına hesabından para çekilmesi için geniş vekalet vermiş olması, eczane işyerinin mal sahibi vekili …’in Tuzla İlçe Sağlığı Müdürlüğü’ne bu eczanenin sahibinin Ecz. … değil, kalfa … olduğu yönünde tutanak altına alınan açıklaması, gerek davacı Ecz. …’ın devir etmek istediği Ecz. …’dan aldığını söylediği 150.000,00-TL’yi ne yaptığını mantıklı bir şekilde açıklayamaması gerekse eczaneyi devir almak isteyen …’ın kredi borçları olmasına rağmen bu miktar parayı Banka yerine elinde tutmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması hususları birlikte dikkate alındığında davacı Ecz. …’ın, kalfaları … ve … kardeşler ile … Eczanesini muvazaalı olarak işlettiği kanaatine varıldığından, davacı eczacının davalı idarece 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi uyarınca 180 gün süreyle sanat icrasından men cezasıyla cezalandırılmasını uygun bulmasına dair kararında mevzuat hükümlerine aykırılık görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Danıştay 8. Dairesi’nin 16.11.2021 tarih ve E:2019/6181, K: 2021/5319 sayılı kararı uyarınca, bozmaya uyularak dava konusu işlemler sebebiyle devir işlemlerini gerçekleştirememesinden dolayı eczaneyi devralmak isteyen eczacının devir işlemleri esnasında ödediği ve muvazaaya dayanak olan alınan bedelin tahsili için davacı hakkında ilâmsız takip başlattığı ve aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtığı, kalfalarının ödenmeyen işçi alacakları sebebiyle aleyhine dava açtıkları, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonunca verilen muvazaa kararının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 13/02/2020 tarih ve E:2019/8955, K:2020/525 sayılı bozma kararına uyularak … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararının ise Danıştay Onuncu Dairesi’nin 23/06/2021 tarih ve E:2020/6937, K:2021/3590 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin tespit edilmiş olduğu ve iddiaların davacının muvazaalı eczane işlettiği hususunu objektif bilgi ve belgeler ile her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamaya yeterli olmadığı, temel insan haklarından olan çalışma hakkının kanunda gösterilen somut delillere dayanmadan çeşitli varsayımlardan hareketle kanaate dayalı olarak sınırlandırılamayacağı dikkate alındığında, davacıya 180 gün meslekten men cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, eczanede 17/11/2016 tarihinde yapılan denetim esnasında eczane çalışanları … ve …’a ait şahsi evrakların bulunduğu, bulunan evrakların bu çalışanların ortakları olduğu … Madencilik Şirketi’ne ait evraklar olduğunun görüldüğü, bu şirket ile davacıya ait eczanenin muhasebecisinin aynı kişi olduğu, eczaneye ait … hesabına bu madencilik şirketinden para gönderildiği, gelen paraların … tarafından çekildiği, bu şahsa davacı tarafından geniş yetkiler içeren vekaletname verildiği, çalışan …’ın eczane açılışındaki ilk kira kontratında kefil olarak imzasının bulunduğu, dükkan sahibinin kira işleriyle ilgilenen vekili …’in “eczane …a ait, eczacıyla sorun yaşadığından diplomayı değiştireceklermiş” yönünde beyanda bulunduğu, eczaneyi devralmak isteyen Ecz. … tarafından devir bedelinin bir kısmı olan 150.000 TL’yi 20/09/2016 tarihinde eczane hesabına yatırdığı ancak …’ın kredi borçlarının bulunması ve sürekli faiz ödemesine rağmen bu paranın daha önce kendisinde ne şekilde var olduğunu açıklayamadığı, bu paranın bir gün önce davacı hesaplarından kuruşuna kadar çekilen paralardan derlenip toparlanarak Ecz. …’a … tarafından verildiğinin anlaşıldığı, bu paranın hesaba aktarılarak gerçek bir devir işlemi varmış gibi gösterilmeye çalışıldığı, davacı tarafından alınan bu paranın ne yapıldığının da tam olarak açıklanamadığı, mali açıdan sıkıntıda olan Ecz. …’ın ciro araştırması yapmaksızın 650.000-TL’ye eczane devir almaya çalışmasının dikkat çekici olduğu, ödendiği ifade edilen 120.000-TL haricinde kalan borç için hiç bir yazılı mutabakatın bulunmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde muvazaalı devir işlemi yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.