Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7355 E. , 2022/7583 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7355
Karar No : 2022/7583
TEMYİZ EDEN : I-(DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği (… İl Müdürlüğü) / …
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ :Av. …
2- … Yat Limanı İşletmeleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait Mersin İli, Yenişehir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün deniz cephesinde yer alan Mersin Yat Limanında yapılan ilave inşaat ve tadilatlar için Mersin Valiliğince verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatları ve dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli, … sayılı işlemiyle onaylanan 1/1000 Ölçekli Mersin – Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı Uygulama İmar Planı Notu Değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından 19/09/2002, 06/06/2003 ve 23/11/2004 tarihlerinde onaylanan Mersin Yenişehir Kıyı Dolgu Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planında yat limanı genelinde yapı yoğunluğu 0.05 ve yapı yüksekliği ise 4.50 metre (asma kat yapılması durumunda ise 5.50 metre) ile sınırlandırıldığı halde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notu değişikliği ile alandaki yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlendiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında yat limanında yer alacak işlevler arasında konaklama tesisine yer verilmediği halde uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanında konaklama tesisi inşa edilebileceğinin belirtildiği, ayrıca uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı genelinde öngörülen yapı yoğunluğu değerlerinin plan raporunda belirtilen amaç ve gerekçeler ile tutarsızlık oluşturduğu, konaklama tesislerinin inşa edilmesine yönelik gerçekleştirildiği ifade edilen plan notu değişikliği ile konaklama tesislerinin gerektirdiği yapı yoğunluğunun üzerinde bir yapı yoğunluğu değeri öngörüldüğü, uygulama imar planı notu değişikliği ile öngörülen yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği değerleri ile Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinde belirtilen yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliği değerleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, uygulama imar planı notu değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından yapı ruhsatlarının toplam inşaat alanı temelinde uygulama imar planı notu değişikliği ile öngörülen yapılaşma koşullarına uygunluk sağladığı belirtilmişse de, söz konusu plan notu değişikliği yukarıda açıklanan gerekçe ile hukuka aykırı bulunduğundan buna dayanılarak düzenlenen yapı ruhsatlarının da hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak iptallerine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
… Bakanlığı tarafından, mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığı, Kanunun farklı alanlar ve kullanımlar için öngördüğü kısıtlamalar ve yapılaşma koşullarının uygulama imar planı notu değişikliği ile getirilen kullanım kararı için öngörülmüş gibi yorumlara varıldığı, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında yer alabilecek kullanımlar arasında konaklama tesislerine de yer verildiği, konaklama tesisi yapılması halinde bu tesislerin yapı yoğunluğunun yat limanındaki toplam yapı yoğunluğunun %20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçmeyecek şekilde belirleneceğinin öngörüldüğü, ancak yat limanlarının geneline yönelik belirlenmiş bir yapılaşma koşulunun bulunmadığı, bu durumda yat limanlarında yapılaşma koşullarının imar planı kararıyla belirlenmesinin yasanın gereği olduğu, uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlendiği, bu değerlerin Kanun ve Yönetmeliğe herhangi bir aykırılık içermediği, Yönetmeliğin 14. maddesinde öngörülen % 3’lük yapı yoğunluğu ve 5.50 metrelik yapı yüksekliği değerlerinin yat limanlarına ilişkin değil doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarına ilişkin oldukları, mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel açıdan yetersiz olduğu gibi belirtilen hususlarda hatalı tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.
… Valiliği tarafından, yapı ruhsatlarının dayanağı uygulama imar planı notu değişikliğine uygun olarak düzenlendiği, nitekim bu hususun dosyada bulunan bilirkişi raporunda da tespit edildiği, mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığı, Kanunun farklı alanlar ve kullanımlar için öngördüğü kısıtlamalar ve yapılaşma koşullarının uygulama imar planı notu değişikliği ile getirilen kullanım kararı için öngörülmüş gibi yorumlara varıldığı, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında yer alabilecek kullanımlar arasında konaklama tesislerine de yer verildiği, konaklama tesisi yapılması halinde bu tesislerin yapı yoğunluğunun yat limanındaki toplam yapı yoğunluğunun %20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçmeyecek şekilde belirleneceğinin öngörüldüğü, ancak yat limanlarının geneline yönelik belirlenmiş bir yapılaşma koşulunun bulunmadığı, bu durumda yat limanlarında yapılaşma koşullarının imar planı kararıyla belirlenmesinin yasanın gereği olduğu, uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlendiği, bu değerlerin Kanun ve Yönetmeliğe herhangi bir aykırılık içermediği, Yönetmeliğin 14. maddesinde öngörülen % 3’lük yapı yoğunluğu ve 5.50 metrelik yapı yüksekliği değerlerinin yat limanlarına ilişkin değil doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarına ilişkin oldukları, mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel açıdan yetersiz olduğu gibi belirtilen hususlarda hatalı tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, ilgili Yönetmelik gereğince 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının karar düzeyi ve içerikleri bakımından uygulama imar planında verilecek detay kararları içermemesi, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda uygulama imar planı notu değişikliği ile öngörülen yapılaşma koşullarının nazım imar planının yasal olarak içermesi gereken hiçbir unsuru ile çelişmediği, başka bir deyişle uygulama imar planı notu değişikliği ile nazım imar planının tam bir uyum içerisinde bulunduğu, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında konaklama tesisi yer alabileceği öngörüldüğünden nazım imar planında konaklama tesisine yer verilmemiş olmasının uygulama imar planında da bu kullanıma yer verilemeyeceği anlamına gelmediği, mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığı, Kanunun farklı alanlar ve kullanımlar için öngördüğü kısıtlamalar ve yapılaşma koşullarının uygulama imar planı notu değişikliği ile getirilen kullanım kararı için öngörülmüş gibi yorumlara varıldığı, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde bu tesislerin yapı yoğunluğunun yat limanındaki toplam yapı yoğunluğunun %20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçmeyecek şekilde belirleneceğinin öngörüldüğü, ancak yat limanlarının geneline yönelik belirlenmiş bir yapılaşma koşulunun bulunmadığı, bu durumda yat limanlarında yapılaşma koşullarının imar planı kararıyla belirlenmesinin yasanın gereği olduğu, uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlendiği, bu değerlerin Kanun ve Yönetmeliğe herhangi bir aykırılık içermediği, Yönetmeliğin 14. maddesinde öngörülen % 3’lük yapı yoğunluğu ve 5.50 metrelik yapı yüksekliği değerlerinin yat limanlarına ilişkin değil doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarına ilişkin oldukları, mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel açıdan yetersiz olduğu gibi belirtilen hususlarda hatalı tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.
… Yat Limanı İşletmeleri A.Ş. tarafından, ilgili Yönetmelik gereğince 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının karar düzeyi ve içerikleri bakımından uygulama imar planında verilecek detay kararları içermemesi, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu alanda yürürlükte bulunan nazım imar planının bu planda bulunmaması gereken yapılaşma koşullarına dair kısımlarının hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, bu kapsamda uygulama imar planı notu değişikliği ile öngörülen yapılaşma koşullarının nazım imar planının yasal olarak içermesi gereken hiçbir unsuru ile çelişmediği, başka bir deyişle uygulama imar planı notu değişikliği ile nazım imar planının tam bir uyum içerisinde bulunduğu, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında konaklama tesisi yer alabileceği öngörüldüğünden nazım imar planında konaklama tesisine yer verilmemiş olmasının uygulama imar planında da bu kullanıma yer verilemeyeceği anlamına gelmediği, mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığı, Kanunun farklı alanlar ve kullanımlar için öngördüğü kısıtlamalar ve yapılaşma koşullarının uygulama imar planı notu değişikliği ile getirilen kullanım kararı için öngörülmüş gibi yorumlara varıldığı, Kanun ve Yönetmelikte yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde bu tesislerin yapı yoğunluğunun yat limanındaki toplam yapı yoğunluğunun %20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçmeyecek şekilde belirleneceğinin öngörüldüğü, ancak yat limanlarının geneline yönelik belirlenmiş bir yapılaşma koşulunun bulunmadığı, bu durumda yat limanlarında yapılaşma koşullarının imar planı kararıyla belirlenmesinin yasanın gereği olduğu, uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlendiği, bu değerlerin Kanun ve Yönetmeliğe herhangi bir aykırılık içermediği, Yönetmeliğin 14. maddesinde öngörülen % 3’lük yapı yoğunluğu ve 5.50 metrelik yapı yüksekliği değerlerinin yat limanlarına ilişkin değil doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarına ilişkin oldukları, mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun teknik ve bilimsel açıdan yetersiz olduğu gibi belirtilen hususlarda hatalı tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Dairemiz kararında yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerin 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılmaksızın doğrudan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile planlanması mümkün ise de, zorunlu olmadığı halde bir kere nazım imar planı yapıldıktan sonra artık bu plan iptal edilmediği müddetçe bu plana aykırı uygulama imar planı veya değişikliği yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, uyuşmazlık konusu alanda yürürlükte bulunan nazım imar planında yat limanında yer alabilecek kullanımlar arasında konaklama tesisi sayılmadığı ve yat limanı genelinde yapı yoğunluğu 0.05 ve yapı yüksekliği ise 4.50 metre (asma kat yapılması durumunda ise 5.50 metre) olarak belirlendiği halde, uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı içerisinde konaklama tesisinin de yer almasına imkan tanınması ve yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlenmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu uygulama imar planı değişikliği ve buna istinaden düzenlenen yapı ruhsatlarının iptali yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının yukarıda yer verilen değişik gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, davacıya ait Mersin İli, Yenişehir İlçesi, … Maallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan bağımsız bölümün deniz cephesinde yer alan Mersin Yat Limanında yapılan ilave inşaat ve tadilatlar için Mersin Valiliğince verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatları ve dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 08/07/2013 tarihli, 10758 sayılı işlemiyle onaylanan 1/1000 ölçekli Mersin – Yenişehir Kıyı Dolgu Alanı Uygulama İmar Planı Notu Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu uygulama imar planı notu değişikliği ile Mersin Yat Limanı içerisinde konaklama tesisi yapılmasına imkan tanınmış ve yat limanı genelinde yapı yoğunluğu E:0.10, yapı yüksekliği ise 6.50 metre olarak belirlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasınında, imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, aynı Kanunun dava konusu uygulama imar planı notu değişikliğinin onaylandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle 5. maddesinde ise, nazım imar planının varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olduğu ve uygulama imar planının tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olduğu hüküm altına alınmıştır.
3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrasında, kıyıda imar planı kararı ile yat limanlarının yapılabileceği, Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasında, kıyıda çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin tüm önlemler alınmak koşuluyla uygulama imar planlarına göre ve yat limanları yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında, kamu yararının gerektirdiği hallerde uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebileceği, bu araziler üzerinde 6’ncı maddede belirtilen yapılar ile yol, açık otopark, park, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanlarının düzenlenebileceği, Yönetmeliğin 14. maddesinde ise, denizlerde, içme ve kullanma suyu kaynağı olmamak kaydı ile tabii ve suni göllerde ve akarsularda; sadece kamu yararının gerektirdiği hallerde daha uygun alternatifler bulunmaması veya kıyı alanının yetersizliği nedeniyle ve uygulama imar planı kararı ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen yapı ve tesislerle, Kanunun 7 nci maddesi gereği yapılabilecek kara, deniz, hava ulaşımına yönelik altyapı tesisleri, ibadet yeri, yeşil alan düzenlemeleri kapsamında park, çocuk bahçesi, açık spor alanları ile açık alan ağırlıklı olmak üzere ve emsali aynı amaçla ayrılan alanın % 3 ünü yüksekliği 5.50 metreyi aşmayan takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen; lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarını içeren fuar, piknik, eğlence alanları düzenlemek amacıyla doldurma ve kurutma işlemi yapılarak arazi kazanılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 4. maddesinde ise, “Yat Limanı: Yatlara güvenli bir bağlama ve her yata doğrudan yürüyerek çıkılmasına imkân sağlayan, yeterli derinlikte su bulunan ve yatlara teknik ve sosyal altyapı, yönetim, destek, konaklama, bakım ve onarım hizmetlerini sunan, rüzgâr ve deniz tesirlerinden korunmuş, işletme izin belgesi almış, turizm işletmesi belgeli kıyı yapılarıdır. Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde, bu tesislerin yükseklikleri 6.50 metreyi (2 kat) ve emsali toplam emsalin %20’sini geçmeyecek şekilde yapılaşma koşulları imar planı kararı ile belirlenir. Yat limanlarında tüm üst yapılarda kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planlarından meydana geldiği, herhangi bir sahanın planlanmasında öncelikle 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapıldıktan sonra bu plan esaslarına göre 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yapılması gerektiği, ancak Kıyı Kanununda açıkça öngörülmüş olması nedeniyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebileceği, yani bu arazilerin nazım imar planı yapılmaksızın doğrudan uygulama imar planı ile planlanabileceği, yine bu alanlara ait mevcut nazım imar planının bulunması halinde bu planda değişiklik yapılmaksızın doğrudan uygulama imar planında değişiklik yapılabileceği, doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarının emsalinin bu alanların % 3 ünü ve yüksekliğinin ise 5.50 metreyi geçemeyeceği, anılan emsal ve yükseklik değerlerinin doldurma ve kurutma yoluyla elde edilen arazilerde yer alabilecek açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarına ilişkin olduğu ve yat limanları ile bir ilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca Yönetmelikte, yat limanlarında yer alabilecek kullanımlar arasında konaklama tesislerine de yer verildiği, konaklama tesisi yapılması halinde bu tesislerin yapı yoğunluğunun yat limanı genelindeki toplam yapı yoğunluğunun % 20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçmeyecek şekilde belirleneceğinin öngörüldüğü, yat limanı genelinde yapılaşma koşullarının ne olacağı hususunda ise herhangi bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, doldurma ve kurutma yoluyla elde edilmiş bir arazi parçası olması nedeniyle uyuşmazlık konusu yat limanı alanında mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca daha önce onaylanmış 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmaksızın uygulama imar planı değişikliği yapılabileceği, dolayısıyla üst ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmaksızın yapılan dava konusu uygulama imar planı notu değişikliğinin üst ölçekli nazım imar planına aykırı olduğundan bahsedilemeyeceği, anılan uygulama imar planı notu değişikliği ile yat limanı içerisinde konaklama tesisi yapılmasına imkan tanınması ve konaklama tesisi yapılması halinde bu tesisin yapı yoğunluğunun yat limanı genelindeki toplam yapı yoğunluğunun % 20’sini ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metreyi (2 kat) geçemeyeceğinin öngörülmesi, yat limanı genelinde yapı yoğunluğunun 0.10 ve yapı yüksekliğinin ise 6.50 metre olarak belirlenmesinin yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla idare mahkemesi kararında Yönetmelikte yat limanları için öngörüldüğü belirtilen 0.03 yapı yoğunluğu ve 5.50 metre yapı yüksekliğinin, doldurma ve kurutma yoluyla elde edilecek alanlarda yer alacak açık alan ağırlıklı fuar, piknik, eğlence alanlarında yapılacak binalara ilişkin olduğu, Yönetmelikte yat limanlarında konaklama tesisi yer alması ile yat limanı genelindeki yapı yoğunluğu arasında bir ilişki kurulmadığı, sadece yat limanında konaklama tesisi yapılması halinde bu tesisin yapı yoğunluğunun yat limanı genelindeki toplam yapı yoğunluğunun % 20’sini geçemeyeceğinin öngörüldüğü, bu öngörüden hareketle konaklama tesisi için gerekli olan yapı yoğunluğunun ne kadar olacağı konusunda bir değerlendirme yapılmasına imkan bulunmadığı, kaldı ki genel olarak yapı yoğunluğunun ve konaklama tesisleri için belirlenen % 20’nin de bir orandan ibaret olduğu, dolayısıyla mahkemenin uygulama imar planı notu değişikliği ile konaklama tesisi için gerekli olan yapı yoğunluğunu aşacak şekilde yapı yoğunluğu getirilmesinin plan açıklama raporunda yer verilen plan notu değişikliğinin yapılma amacıyla uyumsuz olduğu yolundaki değerlendirmesinde isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yine dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notu değişikliğinin Bakanlığın kıyı alanları ile sınırlı planlama yetkisine istinaden ve sınırlı bir alanda yapılması nedeniyle dosyada bulunan bilirkişi raporunda uygulama imar planı notu değişikliği ile planlama alanına gelecek ilave yükün çevreye etkisinin değerlendirilmediği yolundaki tespite de itibar edilmemiştir.
Bu durumda, dava konusu uygulama imar planı notu değişikliğinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, dava konusu yapı ruhsatlarının da anılan uygulama imar planı notu değişikliğine uygun olarak düzenlendikleri görüldüğünden bu işlemlerin iptali yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun reddine dair verilen temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalılar ve davalılar yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.