Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3754 E. , 2022/3646 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3754
Karar No : 2022/3646
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Yatırımları A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Şehir Hastanesi bünyesinde uzman tabip olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda jinekolojik onkoloji cerrahisi alanında yan dal uzmanlığı bulunan …’ün, çalıştığı kamu kurumundan istifa etmesinin sonrasında …Hastanesinde ana dalı olan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle anılan hastanece yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarihli ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının çalıştırmak istediği uzman hekimin 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle çalışma hakkına sahip olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesi uyarınca davacının uzman doktor çalıştırma isteminin reddine karar verilmiş ise de, her bir yan dal uzmanlık alanında ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde Bakanlıkça belirlenmiş bir sayının bulunmaması sebebiyle …’ün, kendisine kanunla tanınan, sahip olduğu uzmanlık dalında çalışma hakkını ortadan kaldıran dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, işbu kararın …’ün doğrudan davacı şirkete ait hastanede çalışması sonucunu doğurmayacağı, Ankara Şehir Hastanesinde görev yapan …’ün istifasının davalı idarece kabul edilmesi halinde ilgili branşta çalışmaya başlayabileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; davacının, …Hastanesinin kadın hastalıkları ve doğum ana dalı kadrosunda çalışmasına izin verilmesi talebi yönünden yapılan incelemede, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde, hekimlerin sağlık kuruluşlarında çalışma şekillerinin düzenlendiği ve Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceğinin hükme bağlandığı, 1219 sayılı Kanun uyarınca tabiplik mesleğini icra etme hakkına sahip bir tabip veya uzman tabibin, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle mesleğinde çalışabilme hakkına sahip olduğu, dolayısıyla halihazırda Ankara Şehir Hastanesinde uzman doktor olarak görev yaptığı ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak kadro dışı geçici olarak çalıştırılabilme hakkına da sahip bulunmadığı anlaşılan …’ün halihazırdaki statüsü dikkate alındığında, …Hastanesinde çalıştırma talebinin reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, idarenin sağlık hizmetinin ülke genelinde dengeli ve eşit dağılımını sağlamak amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık çalışanlarını uzmanlık durumları da gözetilerek planlama yapma yetkisinin bulunduğu, …’ün istifa talebinin kabul edilmesinden sonra ana dal uzmanlığı olan kadın hastalıkları ve doğum branşında çalışma talebine ilişkin başvurusunun da bu planlama kapsamında, çalışma belgesi talep edilen tarih itibarıyla, o tarihte geçerli olan planlama ilkeleri ve verilere göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince 1219 sayılı Kanun kapsamında yapılan değerlendirmenin güncel duruma uymadığı, hekimlerin istifasının önündeki engelin 01/07/2021 tarihi itibarıyla kaldırıldığı, hekimin de Ankara Şehir Hastanesinden istifasının kabul edildiği, adı geçen hastane ile bağının kalmadığı, nitekim dava konusu işleme esas başvuruda da istifasının kabulü kaydı ile çalışma izin belgesi talep edildiği, dava konusu işlemin herhangi bir komisyon görüşünü içermediği, kanuni dayanağı olmadan idari işlemler ile çalışma ve sözleşme özgürlüğünün sınırlandırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Üye …’in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceğinin kurala bağlandığı, yan dal uzmanlığı bulunan bir hekimin, özel bir hastanede ana dalında çalışması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, belli bir ticari faaliyetin engellenmesi söz konusu olmayıp, bu ticari faaliyet kapsamında yürütülen bir işe yönelik işlem tesisi söz konusu olduğundan, anılan işlemin 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, Ankara Şehir Hastanesi bünyesinde uzman tabip olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda jinekolojik onkoloji cerrahisi alanında yan dal uzmanlığı bulunan …’ün, çalıştığı kamu kurumundan istifa etmesinin sonrasında sahipliğinde bulunan ……Hastanesinde ana dalı olan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulmuş, bu başvuru Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarihli ve … sayılı işlemiyle, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışılabileceğinden, hali hazırda Ankara Şehir Hastanesinde çalışmakta olan …’ün …Hastanesinde ana dalında çalışma talebinin uygun bulunmadığı hususlarına yer verilerek reddedilmiş, akabinde de anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında, “Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.” düzenlemesine yer verilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır.
3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
663 sayılı -Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yayımı tarihi olan 27/03/2002 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -09/07/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- 2. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi; (e) bendinde, insan gücünde ve maddi kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak; (f) bendinde kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetmek ve politikaları belirlemek Sağlık Bakanlığı’nın görevleri arasında sayılmış; 40. maddesinde de, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Yine, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (e) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının mevzuat ile belirlenen politika ve düzenlemelere uyumunu denetlemek, gerekli yaptırımları uygulamak; (h) bendinde, sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname’nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayanılarak, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek maksadıyla hazırlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 19. maddesinde, “Tabip ve tabip dışı personel özel hastane kadrosunda sözleşmeyle ve Ek-12’deki Personel Çalışma Belgesi düzenlenerek çalışır. (Ek cümle:RG-25/3/2021-31434) Mesul müdür tarafından düzenlenen personel çalışma belgesinin müdürlük tarafından onaylandığı tarihten itibaren personel çalışmaya başlayabilir.
(Değişik ikinci fıkra:RG-25/3/2021-31434) Personelin işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve personel çalışma belgesi iptal edilir. İşten ayrılan personelin yerine çalışmaya başlayacak personel için mesul müdür tarafından düzenlenen personel çalışma belgesi en geç beş iş günü içinde müdürlüğe sunulur. İşten ayrılan uzman hekim yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir, ancak yan dal uzmanlığı bulunanlar Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonlardan görüş alınarak ana dalda başlatılabilir. …” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemelerin birlikte incelenmesinden, tabiplerin 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasının bentlerinde belirtilen sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebildikleri, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve bu bentlerin her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecekleri açıktır. Bununla birlikte, yan dal uzmanlığı bulunan tabiplerin 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesine aykırı olmayan ana dalında çalışma taleplerinin Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği de muhakkaktır.
Dava konusu işleme esas başvuru dilekçesinde, Ankara Şehir Hastanesi bünyesinde uzman tabip olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda jinekolojik onkoloji cerrahisi alanında yan dal uzmanlığı bulunan …’ün, çalıştığı kamu kurumundan istifa ederek davacı şirket sahipliğindeki …Hastanesinde ana dalı olan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemine yer verildiği, adı geçenin Ankara Şehir Hastanesindeki çalışmasının anılan Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında olduğu, başvuruya konu hastanedeki çalışmalarının ise aynı fıkranın (Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesinin bulunup bulunmadığına göre) (b) veya (c) bendi kapsamında kalacağı görülmektedir.
Davacı şirket tarafından yapılan başvuruda, doktor …’ün çalıştığı kamu kurumundan istifa ederek hastanelerinde çalıştırılması istemine açıkça yer verilmesi ve hekimin kamu kurumunda ve özel sağlık kuruluşunda aynı anda çalışma isteminin bulunmaması karşısında, istemin 1219 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen amir hükmüne aykırı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarece başvurunun Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davalı idarece davacı şirket tarafından yapılan başvurunun Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, istemin 1219 sayılı Kanun’a aykırı olduğundan bahisle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, anılan işlemin iptali yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçeyle reddi gerekirken, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi…İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.