Danıştay Kararı 2. Daire 2022/120 E. 2022/4011 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/120 E.  ,  2022/4011 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/120
Karar No : 2022/4011

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, “denetim görevini yerine getirmemek” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3. maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
Davanın incelenmeksizin reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 03/01/2019 günlü E:2016/16265, K:2019/38 sayılı kararı ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle R.G. isimli şahsın 08/08/2008 günü saat 01:00’de Edirne Pazarkule Hudut Kapısından giriş yaparken hakkında bulunan J-Yakalama tahdidi nedeniyle gözaltına alındığı, R.G.’nin kullandığı ve kendisine ait … plakalı otomobil ile Türkiye gümrük sahasına giriş kaydının olduğu, Cumhuriyet Savcısının talimatıyla yürütülen gözaltı işlemlerini müteakip 08/08/2008 günü saat 05:14’de R.G.’nin Asayiş Şube ekibine teslim edildiği, Gümrük Müdürlüğü kayıtlarına göre aracıyla beraber 08/08/2008 günü saat 05:16’da gümrük sahasından çıkarak Türkiye’ye giriş yaptığı, polis memuru Ö.A.’nın ifadesinde aracın Emniyet Müdürlüğüne sevkinin sağlandığı, araç sahibi R.G.’nin ifadesinde ise aracın Emniyet Müdürlüğü otoparkına çekildiğinin belirtildiği, dolayısıyla Pazarkule Hudut Kapısından giriş yapan aracın, araç sahibi ile birlikte güvenli bir şekilde sevkinin sağlanarak Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerine teslim edildiği anlaşıldığından, araç tesliminden sonraki sürece ilişkin sorumluluğu bulunmayan davacıya 4 ay kısa süreli durdurma cezası verilerek dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından özetle, usule ilişkin olarak 14/06/2012 tarihinde davacıya tebliğ edilen idari işleme karşı 19/06/2012 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, davacının denetim görevini yerine getirmediği, komiser Y.Ç. ve polis memuru Ö.A.’nın ise görevlerinde gerekli titizlik ve ihtimamı göstermedikleri, davacının … plakalı otomobil ile ilgili herhangi bir tutanak tutmayarak veya tutturmayarak kusurlu olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemiz esasına kaydedilen ve tekemmül eden dosyada, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının denetim görevini yerine getirmediği iddiasıyla hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla; davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3. maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zaman aşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerektiği, zaman aşımı tespit edilmesi halinde ise fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı tespit edilerek dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zaman aşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin başka kuruma atanma) öngörülmüş ise fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği açıktır.
Davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda idari bir yaptırım öngörülmüyor ise İdare Mahkemesince hukuki denetimin fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, hukuki denetimin Yasa’nın öngördüğü şekilde sadece zamanaşımı süresiyle sınırlı olarak yapılması gerekirken, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin sübuta erip ermediğinin irdelenmesi suretiyle, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında gerekçesi itibarıyla hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı temyize konu kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin sübuta erip ermediğinin araştırılması suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile davacının fiilinin sübûta erip ermediği irdelenmeden doğrudan ceza verme zamanaşımı sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının onanması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :

Dava, davacı hakkında disiplin soruşturması açılıp eylemin sabit olduğu ancak eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlke olarak isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda disiplin cezasından başka bir idari yaptırım öngörülmüyor ise, idarece öncelikle eylemin işlendiği varsayılan tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilmelidir. Zamanaşımının tespiti halinde ise; eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın zaman aşımı nedeniyle doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
Ancak, idarece bu genel ilkeye aykırı olarak zamanaşımı incelemesinden önce eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesi yapılıp eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşıldıktan sonra (davada olduğu gibi) eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza verilemeyeceğinden işlemden kaldırma yönünde işlem tesis edilmesiyle birlikte personelin özlük dosyasına da isnat edilen eylemin sabit olduğu bilgisi girmektedir. Bu durumun ise, ileride personel hakkında idari işlem tesisi sırasında aleyhe etkiye neden olması ihtimali gözetildiğinde; idarenin eylemin sabit olduğu saptaması idari yargı denetimine tabi tutularak yapılan yargılama sonunda eylemin sabit olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu gerekçe ile işlemden kaldırma işleminin iptaline karar verilmesi hakkaniyet gereğidir.
Bu gerekçe eklenmek suretiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.