Danıştay Kararı 4. Daire 2018/1890 E. 2022/4545 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/1890 E.  ,  2022/4545 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1890
Karar No : 2022/4545

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tasarım Kalıp ve Yedek Parça Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle, takdir komisyonu kararı ile belirlenen matrahlar üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re’sen tarh edilen 2012/9 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının …İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’den fatura aldığının tespit edilmesi üzerine takdire sevk edildiği, takdir komisyonu kararında, mükellefiyeti re’sen terkin edilenlerden mal ve hizmet alımında bulunulduğu tespit edilerek dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşıldığından, sadece davacının anılan şirketten alışlarının olduğuna atıf yapılmakla yetinilerek ilgili dönem hesaplarının incelenmediği, mal alışlarına ilişkin faturaların hangilerinin sahte olduğu ya da fatura tutarlarına dair bir tespit yapılmadığı gibi davacının bahsi geçen faturaları kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediğinin de ortaya konulamadığından, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellef hakkında yapılan işlemlerin yerinde olduğu, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re’sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Kanun’un “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir, 75. maddesinde ise; 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde de, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29. maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş, aynı Kanun’un 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2012 hesap dönemine ait hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi amacıyla hakkında …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiği, söz konusu raporun tanzim edildiği tarihe kadar yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle incelemenin şirketin tarh dosyasında yer aslan belgeler ile Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi sistemleri VD-İNTRA ortamı ve diğer harici doneler üzerinden yapıldığı, raporda, şirketin 2012 hesap döneminde mal ve hizmet satın aldığını bildirdiği mükellefler hakkında yapılan inceleme sonucu, …İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’nin de bulunduğu 5 firma/şahıs hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ile düzenledikleri faturaların sahte belge olduğunun tespit edildiği ve gerekli cezalı tarhiyatların yapıldığının belirtildiği, ayrıca 2012 yılına ilişkin defter ve belgelerin 15 günlük kanuni süre ve daha sonraki tarihlerde de ibraz edilmediğinden, katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan vergi indirimlerinin reddedildiği, bu tespite istinaden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesi gereğince üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, dava konusu tarhiyatlara ilişkin olarak, davacı hakkında 2011, 2012 ve 2013 yılına ilişkin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle inceleme raporuna istinaden tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri için tanzim edilen ihbarnamelerin iptali sebebiyle dava açıldığı tespit edilmiş olup, …Vergi Mahkemesinin …, …ve …sayılı esaslarına kayden açılan davalara ilişkin verilen kararların Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından bozulduğu anlaşıldığından, bozma kararlarında yer verilen bozma nedenleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararda iş bu dava konusunun ilgisi de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.