Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/8784 E. 2014/19076 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8784
KARAR NO : 2014/19076
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

Tebliğname No : 11 – 2013/71359
MAHKEMESİ : İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2012/1464 (E) ve 2012/1832 (K)
SUÇ : Mühür bozma

5271 sayılı CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabileceğinin belirtildiği, somut olayda, sanık hakkında inceleme konusu davada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2010 tarihli iddianamesi ile, 21.04.2010 tarihli mühür bozma eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2010 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, daha sonra denetim süresi içinde sanık hakkında 29/03/2011 tarihinde “mühür bozma” suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2012 tarih 2012/475-2012/164 Esas – Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nun 203/1, 43/1-2, 62. maddeleri gereğince sanığın cezalandırılmasına, CMK’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346 – 25 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir ‘hüküm’ niteliğinde olmadığı, bu nedenle henüz sona ermemiş olan 5 yıllık denetim süresinin işleyen zaman dilimi içinde sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı gözetilerek, mahkemece “5271 sayılı CMK’nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve denetim süresinin dolmasının beklenilmesine” karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde CMK’nun 231/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.