YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/493
KARAR NO : 2014/10925
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
Tebliğname No : 14 – 2011/349972
MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12.08.2011
NUMARASI : 2011/115 Esas, 2011/108 Karar
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Nüfus kaydına göre 10.06.1997 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 13 yıl 9 aylık bulunan mağdurenin 07.07.1997 tarihinde nüfusa tescil edildiği, bu tescil işlemi sırasında mernis doğum tutanağına dayanak yapılan, Keşan Merkez ..Nolu Sağlık Ocağının 07.07.1997 günlü, sağlık ocağında görevli doktor ve doğumu yaptıran ebe tarafından imzalı raporunun doğumdan yaklaşık bir ay sonra beyana göre düzenlendiği, bu nedenle resmi kurumda gerçekleştirilen bir doğumu belgelemediği ve itibar edilemeyeceği, ayrıca sanık tarafından mağdurenin yaşına itiraz edilmiş olması ve mağdure ile anne ve babasının aşamalarda mağdurenin nüfus kaydının gerçek yaşını yansıtmadığını belirtmiş olmaları da nazara alınarak, suçların oluşumuna ve niteliklerini belirlemeye etkisi bakımından mağdurenin yaşını tespite yönelik kemik grafileri çektirilip, tam teşekküllü bir hastaneden, içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorulup, mağdurenin suç tarihindeki yaşı bilimsel şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde- fıkrasındaki ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.