Danıştay Kararı 10. Daire 2022/3103 E. 2022/3696 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3103 E.  ,  2022/3696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3103
Karar No : 2022/3696

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Kurumu / …

DAVANIN_ÖZETİ : 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri; anılan Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden görüleceği üzere; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği, ayrıca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı halinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, ilk olarak 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali istemiyle Dairemizin E:2022/1305 sayılı esasına kayıtlı davanın 23/02/2022 tarihinde açıldığı, Dairemizin 03/03/2022 tarih ve K:2022/1108 sayılı kararıyla 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenmeyen dava dilekçesinin otuz gün içerisinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından verilen 11/05/2022 kayıt tarihli yenileme dilekçesinde; 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinin son olarak 28/04/2019 tarih ve 30758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişikliğe uğradığı, dava dilekçesi ve ekinde dava açma süresini başlatacak nitelikteki bir uygulama işleminin ve bu işlemin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğine dair bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Öte yandan, yukarıda anılan Dairemizin dilekçe ret kararında da davacıdan iptali istenilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde olan uygulama işleminin bulunup bulunmadığının, bulunması halinde bu uygulama işleminin hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir belgelerin asıllarının veya onaylı suretlerinin istenilmesine karar verildiği; davacı vekili tarafından verilen yenileme dilekçesinde, düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir uygulama işleminin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda; düzenleyici işlem niteliğindeki dava konusu Yönetmeliğin 30/12/2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinin ise son olarak 28/04/2019 tarih ve 30758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişikliğe uğradığı, Yönetmeliğin uygulanması suretiyle davacı hakkında tesis edilmiş bireysel bir işlemin de (uygulama işleminin) bulunmadığı görüldüğünden, anılan Yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihi izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, ilk olarak 23/02/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) otuz gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz edilebileceğinin taraflara duyurulmasına, 29/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.