YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15155
KARAR NO : 2014/10511
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
Tebliğname No : 14 – 2011/321626
MAHKEMESİ : Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17.05.2011
NUMARASI : 2010/11 Esas, 2011/212 Karar
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin gerçekleştiğini iddia ettiği ilk cinsel istismar eyleminden yaklaşık 1 ay sonra gerçekleştiğini iddia ettiği 2. cinsel istismar eylemi sonrası durumu eşi olan tanık A. anlatarak ertesi gün savcılığa şikâyette bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, tanık A. savcılık aşamasında mağdurenin kendisine “T. abin ile birlikte oldum” dediğini kendisinin tepki göstermesi üzerine ise “Bana zorla sahip oldu” dediğini beyan etmesi; sanığın mağdure ile rızası doğrultusunda ilişkiye girdiğine dair savunması ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın zora dayalı bir ilişki gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut iddiasından başka delil bulunmadığı, oluşa göre sanığın 17 yaş içinde bulunan mağdure ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği sabit olmakla, ek savunma hakkı verilerek sanığın TCK.nın 104/1 ve 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların
hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.