Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1423 E. 2022/2420 K. 29.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1423 E.  ,  2022/2420 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1423
Karar No : 2022/2420

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2016/54331, K:2021/4359 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun yeniden yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine, 667 sayılı KHK’nın 3/1 maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2016/54331, K:2021/4359 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ve birleştirme talebi yerinde görülmediğinden işin esasına geçildiği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş;
Dava konusu … tarih ve … sayılı karara yönelik iptal istemi yönünden:
“Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan kararın onandığı ve 02/10/2019 tarihinde mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “Excel Tablosu” ve “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan; “…” ID numarasıyla kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu, ayrıca davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, abilik yaptığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyelik şeklinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği,
Dava konusu … tarih ve … sayılı karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesine yönelik iptal istemi yönünden:
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesinin gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, yeniden inceleme talebinin … tarih ve … sayılı HSK Genel Kurulu kararı ile reddedildiği ve anılan ret kararının iptali istemiyle davacı tarafından Dairelerinin E:2016/58149 sayılı dosyasında ayrı bir dava açıldığı görüldüğünden, bu istemin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın reddine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yeniden inceleme talebine 60 gün süreyle davalı idarece cevap verilmeyerek zımni ret işleminin gerçekleştiği, zımni ret işleminin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olan önceki işlemin varlığını devam ettirdiği, zımni ret işleminin oluştuğu tarihten sonra, yeniden inceleme talebinin inceleneceğini ve yeniden bir karar verileceğini bilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki idarenin hiçbir işlem tesis etmeyebileceği durumunun varlığı nedeniyle şahsının dava açma süresini kaçırmakla karşı karşıya kalacağı, 667 sayılı KHK’nın (6749 sayılı Kanun’un) 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, savunma hakkının, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı ilkesinin, din, vicdan ve düşünce hürriyetine saygı ilkesinin, ifade özgürlüğünün, ayrımcılık yasağının, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmaması hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK ile getirilen cezanın geçmişe yürütüldüğü, davalı idarece şahsına savunma hakkı verildiği iddiasının dayanaksız olduğu, isnat edilen suçla ilgili hakkında delil bulunmadığı, hakkında hiçbir soruşturma yapılmadığı, isnat edilen suça ilişkin kişiselleştirme yapılmadığı, dava konusu kararın hakkında ilgili, yeterli ve somut bir gerekçe içermediği, sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, kesinleşmiş ceza mahkemesi hükmü bulunmaksızın davalı idarece ceza yargılaması yapıldığı, Dairece davalı idare yerine geçilerek yargılama yapıldığı, eksik inceleme sonucu karar verildiği, dava konusu işlemin hakimlik mesleğinden çıkarma cezası niteliğinde olduğu, hakkında soruşturma açılmaması ve 2802 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmamasının gerekçelendirilmediği, temyize konu kararda ceza verilmeden önce şahsının savunmasının alınmamasının hukuka uygun bulunduğu, dava konusu işlemden sonraki tarihe ilişkin olan ve delil olarak ileri sürülen hususların karara gerekçe yapıldığı, ByLock ve benzeri programları kullanmadığı, gerçek durumun ortaya çıkarılması için gerekli olan bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, kim tarafından hangi verilere dayanılarak oluşturulduğu bilinmeyen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına dayanılarak ByLock programını kullandığı sonucuna varan temyize konu kararın bu nedenle de bozulması gerektiği, tanık beyanlarının, somut yer ve zaman belirtilmeksizin afaki beyanlara dayandığı ve iftira niteliğinde olduğu, YARSAV üyeliğinin gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin tesisine dayanak alınmadığı açık olan ve bu hususta somut bilgi ve belgeye dayanmayan demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün tarafınca ihlal edildiği sonucuna varan temyize konu kararın hukuka aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ve birleştirme talebi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/12/2021 tarih ve E:2016/54331, K:2021/4359 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.