YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14
KARAR NO : 2014/10659
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
Tebliğname No : 14 – 2011/302873
MAHKEMESİ : Kozan Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20.05.2011
NUMARASI : 2009/203 Esas, 2011/82 Karar
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelenip gereği düşünüldü:
TCK.nın 31/2. maddesine göre, 12-15 yaş grubu arasında bulunan çocuk yaştaki sanıkların ceza sorumluluğunun olabilmesi için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesine göre ise anlama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu, 35/1. maddesine göre mahkemenin çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu tanzim ettirebileceği, bu raporun bağlayıcı olmadığı, ancak mahkemenin takdirinde göz önünde bulundurulacağı, suç tarihinde 14 yaşı içerisinde bulunan sanıkla ilgili olarak sevk edildiği Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde görevli çocuk psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 17.07.2009 günlü, doktor raporunda adı geçen sanığın “Olayın hukuki anlam ve önemini anlama yeteneğinin gelişmediğinin” belirtildiği ve kovuşturma evresinde Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca aldırılan 04.12.2009 tarihli sosyal inceleme raporunda ise sanığın “Bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminin yaşıtlarına oranla geride olduğu, çocuğun kendini, duygu ve düşüncelerini ifade etmede güçlük çektiği”, yine aynı raporda, “Sanığın dava konusu olayı toplumsal ve dini norm ve kurallar bakımından anlamlandırıp yorumlayabildiği, davranışı ile ilgili olarak suçluluk ve utanma duygusu hissetmekle birlikte bunu ayıp ve günah olarak nitelendirdiği, fakat bu olayı hukuksal bakımdan değerlendirip yorumlayamadığının..” belirtilmesi karşısında, mahkemece aşamalarda alınan raporlar ve tüm dosya içeriği nazara alınarak sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği ile bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hususunun gerekçeli kararda tartışılarak varılacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği ile bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.