YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5583
KARAR NO : 2014/11306
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
Tebliğname No : 14 – 2014/151745
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10.03.2014
NUMARASI : 2013/148 Esas, 2014/82 Karar
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin Mustafakemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.03.2010 gün ve 2010/118 Esas, 2010/310 Karar sayılı ilamı ile kısıtlanarak anne ve babasının velâyeti altına alınmasına karar verildiğinden mağdurenin vesayet alınması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.06.2012 günlü raporuna göre, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede (orta derecede) zeka geriliği bulunduğu tespit edilen mağdure ile sanığın 2009 yılı Mart ayında 2-3 ay süre ile birlikte yaşayarak birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra ayrıldıkları ve yaklaşık 2 yıl süre ile görüşmedikleri, 30.05.2011 günü yine buluşarak 3 gün süre ile sanığın halasının evinde kaldıkları ve birden fazla cinsel ilişkiye girdikleri, sanığın Mart 2009 ve Mayıs 2011 tarihlerinde gerçekleştirdiği eylemleri arasında yaklaşık 2 yıl süre olması, aradan geçen sürenin uzunluğu da nazara alındığında sanığın son eyleminde kastının yenilendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin farklı suç oluşturup 18 yaşını ikmal ettiği döneme kadarki eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, 18 yaşını ikmal ettikten sonraki eylemlerinin ise nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi ve mağdure ile ilgili olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 22.06.2012 günlü raporda mağdurede mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış duygu durum bozukluğu, konversiyon bozukluğu, anksiyete belirtileri tespit edildiği, ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan bu psikiyatrik bozukluğun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği, cinsel saldırının gerçekleştiğinin sübutu ve tespiti halinde ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel saldırıya bağlı gerçekleştiğinin kabulünün uygun olacağının belirtildiği, ancak anılan raporda 2009 yılında gerçekleşen ilk eylemler ve 2011 yılındaki ikinci eylemlerin irdelenmediği, mağdurenin hangi eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğu veya her bir eylem sebebiyle ayrı ayrı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında raporda açıklık bulunmadığından, mağdurenin ruh sağlığının 2009 yılındaki ilk suça bağlı olarak mı yoksa 2011 yılındaki ikinci suça bağlı olarak mı bozulduğu veya anılan her iki suçtan dolayı mağdurenin ruh sağlığının ayrı ayrı mı bozulup bozulmadığı hususlarında açıklayıcı rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili, sanık ve müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.