Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/161 E. 2014/10487 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/161
KARAR NO : 2014/10487
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

Tebliğname No : 14 – 2011/302542
MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30.03.2011
NUMARASI : 2010/680 Esas, 2011/232 Karar
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.04.2008 tarih, 2008/1-22 Esas ve 2008/80 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekliyle, sanığın akıl hastası olması durumunda yapılacak uygulamanın sınırlarını belirleme açısından, işlenen fiilin bir suçu oluşturup oluşturmadığı, eğer oluşturuyor ise suç vasfının belirlenmesi ve gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükümde tartışılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı TCK.nın 57. maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken; hakkında kamu davası açılan sanığın akıl hastası olduğuna dayanılarak eylemin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda bir sonuca varmadan, sübuta yönelik değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hüküm olunan sanığa, 5271 sayılı CMK.nın 325/1. maddesi gereğince bütün yargılama giderlerinin de yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderleri hakkında karar verilmemesi,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.