Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1902 E. , 2022/3669 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1902
Karar No : 2022/3669
KARAR DÜZELTME
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 04/11/2020 tarih ve E:2015/2321, K:2020/4504 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 08/02/2013 tarihinde idari binanın çatısının onarımı için çatı ustasına nezaret etmesi amacı ile çatıya çıktığı sırada ayağının kayması sonucunda çatıdan düşerek yaralanıp sakat kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi, 200,000,00 TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yine dava dosyasında bulunan ve …Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 05/02/2014 tarihli bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu olayın oluşumundan …No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu idaresinin ve davacının asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafından tazmini istenen maddi zararın hangi giderlerin karşılığı olduğuna ve miktarın nasıl tespit edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacının, Devlet memuru olması nedeniyle dava konusu olay sonrasındaki tüm tedavi giderlerinin kurumunca karşılandığı, görevi süresince görevinin gerektirdiği tüm mali ve sosyal haklardan yararlandığı ve tedavi sonrasında görevine devam ettiği, herhangi bir gelir kaybının olmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, dava konusu olayın niteliği ve gelişimi, idarenin hizmet kusuru, davacının yaralanması dolayısıyla maruz kaldığı elem ve ızdırap ile olaydaki müterafik kusuru da dikkate alınarak davacı lehine takdiren 25.000,00 TL tutarın manevi tazminat olarak ödenmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olay günü davacı çatıdan düştükten sonra cezaevi yönetiminin acil müdahaleyi en iyi şekilde yaptığı, davacıyı en kısa sürede hastaneye yetiştirdiği, infaz ve koruma memurlarının çatıya çıkmaları hususunda herhangi bir talimat bulunmadığı, davacının çatı ustası tarafından çatıya çıkmaması yönünde uyarıldığı; ancak uyarıların davacı tarafından dikkate alınmadığı, bu durumda davacının çatıdan düşmesine ilişkin olayda idarenin kusuru bulunmadığı ileri sürülerek Daire kararının düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 04/11/2020 tarih ve E:2015/2321, K:2020/4504 sayılı kararı kaldırılarak tarafların temyiz istemleri yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, …No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 08/02/2013 tarihinde idari binanın çatısının onarımı için çatı ustasına nezaret etmesi amacı ile çatıya çıktığı sırada ayağının kayması sonucunda çatıdan düşerek yaralanıp sakat kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi, 200,000,00 TL manevi olmak üzere toplam 210.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
İdare Mahkemesince, davacı tarafından tazmini istenen maddi zararın hangi giderlerin karşılığı olduğuna ve miktarın nasıl tespit edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacının, Devlet memuru olması nedeniyle dava konusu olay sonrasındaki tüm tedavi giderlerinin kurumunca karşılandığı, görevi süresince görevinin gerektirdiği tüm mali ve sosyal haklardan yararlandığı ve tedavi sonrasında görevine devam ettiği, herhangi bir gelir kaybının olmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin kalıcı sakatlıkları nedeniyle beden gücü kaybına bağlı olarak gelirinde, dolayısıyla mal varlığında bir eksilme meydana gelmemiş olsa dahi güç (efor) kaybı tazminat olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Beden gücü kaybına uğrayan kişinin aynı görevi zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarfıyla yaptığı gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu “fazladan sarf edilen gücün” oluşturduğu esası benimsemektedir. Bu doğrultuda kamu görevlilerinin, görevlerinin neden ve etkisinden kaynaklanan güç (efor) kaybına dayanan maddi zararlarının tazmin edilmesi gerektiğinde duraksama yoktur.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde ve gücünde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Uyuşmazlıkta, … tarih ve … sayılı İzmir Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesinden alınan raporda, dava konusu olay nedeniyle davacının hayatının geri kalanında; ancak masa başı iş yapabileceği, uzun süre ayakta durmayı ve yoğun yürümeyi gerektiren işlerde çalışmasının mümkün olmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesince, öncelikle davacının olay nedeniyle güç kaybına uğrayıp uğramadığının araştırılması gerektiği, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre belirlenecek güç kaybına uğradığının tespiti halinde güç (efor) kaybından doğan zararı;
Aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren yasal emeklilik yaşının sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) İdare Mahkemesi tarafından bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olan çalışma gücü kaybı oranının uygulanması; pasif dönemde ise davacının yasal emeklilik yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarların toplanması suretiyle hesaplanmalıdır.
Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, öncelikle davacının olay nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre güç kaybına uğrayıp uğramadığı araştırılarak güç kaybına uğradığının tespiti hâlinde; olayın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları belirlendikten sonra güç (efor) kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, aktif çalışma dönemi ve pasif dönemi belirlenmek suretiyle, bilirkişi marifetiyle hesaplattırılması için kararın maddi tazminat istemi hakkında yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmektedir.
Kararın, manevi tazminat isteminin, kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yarayacak bir miktarda olması gerekmektedir.
İdare Mahkemesince, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yine dava dosyasında bulunan ve …Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 05/02/2014 tarihli bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, dava konusu olayın oluşumundan …No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu idaresinin ve davacının asli kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup, dava konusu olayın niteliği ve gelişimi, İdarenin hizmet kusuru, davacının yaralanması dolayısıyla maruz kaldığı elem ve ızdırap ile olaydaki müterafik kusuru da dikkate alınarak davacı lehine takdiren 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, geriye kalan 175.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince davacının olay nedeniyle sakatlığının kalıcı olup olmadığı, güç kaybına uğrayıp uğramadığı, güç kaybına uğranıldığının saptanması hâlinde, belirlenecek güç kaybı oranı ve olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu dikkate alınarak manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiğinden, kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik bu kısmında da eksik inceleme nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.