Danıştay Kararı 2. Daire 2022/2296 E. 2022/4005 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2296 E.  ,  2022/4005 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2022/2296

Karar No : 2022/4005

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm Gıda İşletmeleri San. ve Tic. Ltd Şti

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… K: … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Bursa ili, Mudanya ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait 173,91 m² yüzölçümlü taşınmazın 13/05/2016-21/05/2020 tarihleri arasında davacı tarafından restaurant bahçesi yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 219.010,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin ancak 10/10/2018 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, bu tarihten öncesine ilişkin olarak işgalci konumuna alınması imkanı olmayan davacı şirket adına ecrimisil tahakkuk ettirilemeyeceği hususları gözetilmeksizin ve davalı idarenin mülkiyetindeki taşınmaz malı ecrimisil ihbarnamesine esas tarihler arasında işgal eden fuzuli şagilin kim ya da kimler olduğu kesin olarak ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği; “Temyiz dilekçeleri” başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare mahkemesi kararının verildiği tarih olan 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00 TL’dir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Davacı tarafından, Bursa ili, Mudanya ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait 173,91 m² yüzölçümlü taşınmazın 13/05/2016-21/05/2020 tarihleri arasında davacı tarafından restaurant bahçesi yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 219.010,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; mahkemece verilen dava konusu işlemin iptali yolunda kararın davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen karar temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş ise de, 2022 yılı için temyiz sınırının 261.000,00 TL olarak belirlenmiş olması nedeniyle dava değeri temyiz sınırının altında kaldığından, temyize konu karar kesin olup temyizen incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,

2. Posta giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına; artan posta giderinin davalı idareye iadesine,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, temyiz incelenmeksizin ret kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … idare Mahkemesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, “temyiz edilebilecek kararlar”; “açılan davanın konusu” esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların, temyiz edilebileceği kurala bağlanmış;

2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde; ” Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almıştır.

2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinden, konusu belli bir para olan “idari işlem” hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığı değerlendirmesinin; açılan davalardaki iptali istenilen “işlemin konusu miktar”a göre ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan dava değeri esas alınarak yapılması gerekmektedir.

Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırların yıl itibariyle yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama süresine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurulması açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.

Davanın açıldığı 06/10/2020 tarihinde, dava değeri 176.010,00 TL üzerinde açılan davaların temyize tabi olduğu görülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, davacı adına 219.010,00 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istemiyle, temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.

Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” kurallarına yer verilerek, 2577 ayılı Kanun’dan farklı olarak; nihai karara bağlanmış ve Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar dışında, tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin olan 7. maddesindeki parasal sınırın dava açıldıktan sonra da değişmesi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun’da, temyizen incelenecek davalar yönünden geçerli olan ve yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde bu tür bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.

Bu durumda; davanın açıldığı 06/10/2020 tarihinde temyiz parasal sınırının 176.000,00 TL, dava değerinin ise 219.010,00 TL olduğu davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.