Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2196 E. , 2022/2935 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2196
Karar No:2022/2935
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av., …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “…” hizmetiyle ilgili olarak, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun Ek 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 10.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tebliğinden itibaren otuz gün içerisinde Türkiye’de temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle 30.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete 10.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işleme karşı açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, “5651 sayılı Kanunun Ek 4. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra … hizmeti için temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmesinin davacı şirketten istenildiği, davacı şirket tarafından, söz konusu bildirimden itibaren 30 gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından 10.000.000,00-TL tutarındaki idarî para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde en geç 09/12/2020 tarihine kadar temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekirken söz konusu süre zarfında anılan yükümlülüğün yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 5651 sayılı Kanunun 3. maddesinde, bu Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabileceği belirtildiğinden, davacının anılan iddiasına itibar edilmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5651 sayılı Kanunun Ek 4. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, elektronik yolla yapılan tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.