DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1922 E. , 2022/2378 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1922
Karar No : 2022/2378
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : ….
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/11/2019 tarih ve E:2017/3985 K:2019/5713 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 01/02/2021 tarih ve E:2020/8128, K:2021/818 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülga Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin, 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle değişik 57. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinde yer alan, “…Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir.”; aynı maddenin 8. fıkrasının son cümlesindeki, “4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna tabi yapılarda, kuruluşun ilgili denetçi mimar ve mühendislerince incelenerek projelere uygun görüş vermiş olması zorunludur.” ve 3. maddesiyle değişik 58. maddesinin 4. fıkrasındaki, “Proje ile ilgili sorumluluk proje müellifine ait olmak üzere yapının fenni mesuliyeti, konusu, ilgisi ve yapım aşamasına göre mimar, inşaat, makina ve elektrik mühendisleri tarafından ayrı ayrı yürütülür. Proje ile ilgili sorumluluğu bulunanların faaliyetleri ek-2, ek-4, ek-6, ek-7 ve ek-8’de yer alan formlar kullanılarak kayıt altına alınır. Ayrıca idare varsa ek projelerin fenni mesuliyetini, konusuna göre ilgili meslek adamlarının üstlenmesini ister.” düzenlemelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/02/2021 tarih ve E:2020/8128, K:2021/818 sayılı kararıyla;
Dairelerince davanın reddi yolunda verilen 20/06/2017 tarih ve E:2012/3478, K:2017/5052 sayılı kararı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/11/2019 tarih ve E:2017/3985 K:2019/5713 sayılı kararı ile Mülga Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin, 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesiyle değişik 58. maddesinin 4. fıkrasındaki, “Proje ile ilgili sorumluluk proje müellifine ait olmak üzere yapının fenni mesuliyeti, konusu, ilgisi ve yapım aşamasına göre mimar, inşaat, makina ve elektrik mühendisleri tarafından ayrı ayrı yürütülür. Proje ile ilgili sorumluluğu bulunanların faaliyetleri ek-2, ek-4, ek-6, ek-7 ve ek-8’de yer alan formlar kullanılarak kayıt altına alınır. Ayrıca idare varsa ek projelerin fenni mesuliyetini, konusuna göre ilgili meslek adamlarının üstlenmesini ister.” düzenleme yönünden bozulması, diğer kısımlar yönünden onanması üzerine bozulan bu kısım yönünden davanın yeniden incelendiği belirtilerek,
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 22 ve 28. maddeleri ile 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle değişik Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 57. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendindeki statik projeye ilişkin düzenlemelerden; zemin etüdünün (jeolojik etüt), temel tasarımı ile zemin temel-yapı etkileşiminin irdelenmesinde kullanılacak zemin özellikleri ve zemin parametrelerinin tayini için yapı alanı ve çevresinde zemin ve yeraltı suyu ile ilgili verilerin toplanması amacıyla arazide ve laboratuvarda yapılacak gözlem, inceleme ve deneyler ile gerekirse sondaja dayalı çok disiplinli etüt olması nedeniyle, bunlara ilişkin raporların hazırlanmasında jeoloji mühendislerinin yer alması gerektiği,
Ancak, zemin etüdünün, yapı ruhsatı almak için yapılan başvuruya eklenmesi zorunlu olan statik projenin hazırlayıcısı bir işlem olarak kabul edilmiş olması nedeniyle, projenin uygulanması aşamasında, temel sisteminin bu rapora uygunluğunun denetiminde öngörülen yapı statiği, yapı hesabı ve projenin denetimi gibi mühendislik hizmeti ağırlıkta olan işlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, jeoloji mühendislerinin fenni mesul olarak yer almamasında mevzuata ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,
Bu durumda, jeoloji mühendislerince hazırlanan zemin ve temel etüdü raporunun statik projenin bir parçası olduğu, zemin ve etüt raporu, İmar Kanunu’nun 22. maddesinde sayılan projelerden olmayıp, inşaat mühendislerince imzalanan statik projenin eki bir belge niteliğinde olduğundan, zemin etüt raporunu hazırlayan jeoloji mühendislerinin Yönetmelik eki dava konusu formlarda fenni mesul olarak yer verilmemesinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3194 sayılı Kanun’un 22, 28 ve 38. maddelerindeki hükümlere aykırı düzenleme yapıldığı, jeoloji mühendislerinin de fenni mesul olabilecekler arasında sayılması gerektiği, yapı üretim sürecinde jeoloji mühendislerinin yetki ve sorumluluğunda olması gereken iş ve işlemlerin farklı meslek disiplinlerinin sorumluluğuna bırakıldığı, zemine uygun bina inşa edilmemesi nedeniyle ülkemizin afetlerden olumsuz etkilendiği, fenni mesuliyetin, İmar Kanunu gereğince, uzmanlık alanlarına göre ayrı ayrı üstlenilmesi gerektiği açık olduğundan, davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/02/2021 tarih ve E:2020/8128, K:2021/818 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.