Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2300 E. , 2022/2973 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2300
Karar No:2022/2973
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Boru Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … A.Ş. – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Afyon-Seçköy (Bursa) DGBH Faz-1, Burhaniye-Edremit İlçeleri Faz-1 ve Gölmarmara-Salihli-Alaşehir-Kula İlçeleri DGBH Faz-1 için Çelik Boru Alımı işine ilişkin sözleşmenin feshine ilişkin işlemler ile buna bağlı olarak tesis edilen işlemlerin geri alınarak kaldırılması yönünde yapılan 13/10/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince Dairemizin 31/03/2021 tarih ve E:2021/618, K:2021/1147 sayılı kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket ile davalı idare arasında Afyon-Seçköy (Bursa) DGBH Faz-1, Burhaniye-Edremit İlçeleri Faz-1 ve Gölmarmara-Salihli-Alaşehir-Kula İlçeleri DGBH Faz-1 için Çelik Boru Alımı işine ilişkin sözleşmelerin imzalandığı, anılan sözleşmelerin davalı idarece tek taraflı olarak feshedildiği ve buna bağlı olarak işlemler tesis edildiği (teminatın irat kaydı, hak ediş kesintisi vb.), ancak fesih işlemlerinin gerekçesi olan ihaleden yasaklılık işleminin dayanağı mevzuat hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulunması nedeniyle iptaline karar verildiği ve 13/02/2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı, akabinde Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı oluru ile davacı şirketin ihalelere katılmaktan yasaklılık kararının kaldırıldığı, bunun üzerine davacı tarafından, sözleşmenin feshine ilişkin işlemler ile buna bağlı olarak tesis edilen işlemlerin geri alınarak kaldırılması yönünde yapılan 13/10/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda görülmesi gerektiği, bu itibarla sözleşmelerin akdinden sonraki aşamaya ilişkin olan ve özel hukuk sözleşmelerinin uygulanmasına ilişkin olduğu hususunda tereddüt bulunmayan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tarafları aynı konuları benzer olan diğer dosyaların Danıştay incelemesinden geçerek İdare Mahkemelerinin görevli olduğu kabulü ile esas incelemesine geçildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin E: 2021/124 K: 2021/825 sayılı ve E: 2021/800, K: 2021/1107 sayılı kararlarda davanın görev yönünden reddine dair hükümlerin bozulmasına karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığın sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı olmadığı, sözleşmenin imzalanmasından önceki aşamalara, bir başka anlatımla doğrudan ihale sürecine ilişkin olduğu, söz konusu sözleşmelerin fesih işlemlerinin gerekçesi olan ihaleden yasaklılık işleminin iptal edildiği, fesih işlemine bağlı olarak tesis edilen işlemlerin hak ediş kesintisi ve benzeri işlemlerin geri alınarak kaldırılması hususunda yapılan başvurunun zımnen reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davanın görev yönünden reddi gerektiğinden temyize konu Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket ile davalı idare arasında Afyon-Seçköy (Bursa) DGBH Faz-1, Burhaniye-Edremit İlçeleri Faz-1 ve Gölmarmara-Salihli-Alaşehir-Kula İlçeleri DGBH Faz-1 için Çelik Boru Alımı işine ilişkin sözleşmelerin imzalandığı, anılan sözleşmelerin davalı idarece tek taraflı olarak feshedildiği ve buna bağlı olarak işlemler tesis edildiği (teminatın irat kaydı, hak ediş kesintisi vb.), ancak fesih işlemlerinin gerekçesi olan ihaleden yasaklılık işleminin kaldırıldığı, bunun üzerine davacı tarafından, sözleşmenin feshine ilişkin işlemler ile buna bağlı olarak tesis edilen işlemlerin geri alınarak kaldırılması yönünde yapılan 13/10/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, davalı idare tarafından davacı ile imzalanan sözleşmenin feshedilmesinin akabinde kesin teminatının irat kaydedildiği ve sözleşmede yer alan hükümler göz önüne alınarak 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu’nun 22. maddesinin son fıkrası uyarınca idarenin uğradığı zararların tazmini amacıyla davacının hak edişlerinden kesinti yapıldığı, davacı tarafından 13/10/2020 tarihinde idareye yapılan başvuru incelendiğinde, “hukuka aykırı olan fesih işlemine dayanılarak tesis edilen işlemlerin geri alınmasının” talep edildiği, söz konusu talebin özellikle hak edişlerinden yapılan kesintiye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından, kesin teminatının irat kaydına yönelik olarak açtığı davaların Dairemizin 2021/124 ve 2021/800 temyiz esasına kayıtlı olduğu, başka bir anlatımla davacının zaten hali hazırda kesin teminatının irat kaydına karşı açtığı davaların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından, iş bu davanın konusuyla benzer taleplerle … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esasına kayden de dava açıldığı, yine davacı tarafından “Gölmarmara-Salihli-Alaşehir-Kula İlçeleri Faz-1 DGBH için çelik boru alımına ait sözleşmenin feshedilerek zarar, ziyan ve fiyat farkı bedelinin hak edişlerden kesilmesine ilişkin işlemin iptali ve hakedişlerden yapılan 1.089.727,64.-TL kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi” istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesi’nce davanın görev yönünden reddine dair verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bunlarla beraber, davacının “Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin E:2021/124 K:2021/825 sayılı ve E:2021/800, K:2021/1107 sayılı kararlarda davanın görev yönünden reddine dair hükümlerin bozulmasına karar verildiği” yönündeki çelişkili karar verildiği iddiasının da incelenmesi gerekmektedir.
Dairemizin E:2021/124 K:2021/825 sayılı kararı incelendiğinde, davanın konusunun “sözleşmenin feshedilmesi ve kesin teminatın irat kaydedilmesine yönelik işlemlerin iptali ile kesin teminat mektubu bedelinin ve güncelleme tutarının avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi” olduğu, yine Dairemizin E:2021/800, K:2021/1107 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta “Sözleşmenin feshi ile 6.127.800,00-TL kesin teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile kesin teminat mektubu bedelinin ve güncelleme tutarının avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin” talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yasaklama kararının iptali sonrasında kesin teminatın iadesi veya irat kaydı işleminin iptali talebiyle açılan dava ile idarenin zarara uğradığından bahisle, davacının hak edişlerinden yaptığı kesintilerin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davaların aynı nitelik ve mahiyette bulunmadığı açık olduğundan, Dairemiz kararları arasında da bir çelişki söz konusu da değildir. Ayrıca davacının işbu dava ile benzer taleple açtığı dava da verilen davanın görev yönünden reddine dair karar Dairemizin 31/03/2021 tarih ve E:2021/166, K:2021/1141 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş olup, Dairemizin kararlarında istikrar bulunmaktadır.
Bu itibarla, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.