Danıştay Kararı 13. Daire 2021/141 E. 2022/2942 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/141 E.  ,  2022/2942 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/141
Karar No:2022/2942

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ambalaj Gıda Petrol İnşaat Taşımacılık Sanayi Ticaret A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 25/03/2011 tarihine kadar asgari ödenmiş sermaye şartı yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bahisle hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 61.638,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 19/11/2019 tarih ve E:2014/497, K:2019/3691 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu, anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarının, lisans sahiplerine lisans hangi faaliyete (rafinerici, taşıma, iletim, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabileceklerini ve bu hakkın lisansta kayıtlı hususlar dâhilinde kullanılabileceğine ilişkin koşulları düzenlediği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde düzenlenen ve lisans verilmesi için aranan şartlara yönelik getirilen kuralların tüm piyasa aktörleri için geçerli olduğu, davacı şirketin lisans aldığı tarih itibarıyla mevzuatta asgari ödenmiş sermaye şartına ilişkin düzenleme bulunmamakla birlikte, Yönetmeliğin geçici maddesiyle tüm lisans sahiplerinin durumlarını mevzuata uygun hâle getirmeleri için 25/03/2011 tarihine kadar süre tanındığı, bu itibarla, belirtilen süre içerisinde durumlarını mevzuata uygun hâle getirmeyen lisans sahiplerinin faaliyetlerine son verilmesi hususunda idarenin yetkisinin bulunduğu, nitekim, davalı idarece, davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline karar verildiği, ancak, bu şartı yerine getirmeyen lisans sahiplerine başkaca bir yaptırım uygulanabileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, serbest piyasa şartlarına göre faaliyet yürüten lisans sahiplerinin, asgari ödenmiş sermayelerini artırmaları hususunda idarece zorlanamayacakları, belirtilen şartı yerine getiremeyen lisans sahiplerinin, piyasa faaliyetlerine son verme yönünde tercihte bulunmalarına da bir engel bulunmadığı, bu durumda, davacı şirketin, usulüne uygun şekilde edindiği lisans belgesine istinaden faaliyet yürüttüğü, mevzuatta sonradan yapılan değişiklikle asgari ödenmiş sermaye şartı getirildiği, şirketin bu şartı sağlayamamasının 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinde belirtilen “ilgili diğer mevzuat”a aykırılık şeklinde değerlendirilemeyeceği, fiilin, Kanun’un 4. maddesinde tanımlanan fiil ile örtüşmediği, bu bağlamda, “…Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası…” verileceği yönündeki Kanun’un 19. maddesinin üçüncü fıkrasının davacı şirket hakkında uygulanmasına imkân bulunmadığı, bu itibarla, davacı şirkete, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde belirtilen asgari ödenmiş sermaye şartına ilişkin yükümlüğünü yerine getirmediği ve bu fiilin 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlâli niteliğinde olduğundan bahisle, Kanun’un 19. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden harçtan muaf olduğu, esasa ilişkin olarak ise, asgari ödenmiş sermaye şartı yükümlülüğünün yerine getirilmemesi fiilinin 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının açık ihlâli olarak değerlendirildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam … -TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.