Danıştay Kararı 13. Daire 2019/3545 E. 2022/2897 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3545 E.  ,  2022/2897 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3545
Karar No:2022/2897

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Petrol İnşaat Nakliye Elektrik Turizm İthalat
İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 15/06/2007 tarihinde yapılan denetimde, istasyondan alınan numunelerin TÜBİTAK MAM tarafından yapılan analizi sonucu düzenlenen analiz raporlarına göre yeterli seviyede ulusal marker içermeyen ve teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 120,000,00 TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; denetimde sadece numune alınıp ölçüm yapıldığı, ulusal marker seviyesinin saha kontrol cihazında geçersiz çıktığı, numunelerin laboratuvara gönderildiği, laboratuvar incelemesi sonucunda tanzim edilen dört adet raporda ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı, raporların iki tanesinde teknik düzenlemelere uygun sonuç alınmışken ikisinde uygun olmadığı sonucunun çıktığı, davacı şirketin Mahkemelerinin ara kararına vermiş olduğu cevapta, 01/01/2007 tarihinde stokta 2066 lt motorinin olduğu, bu motorin tamamen satılmadan mart ve nisan aylarında motorin alımı yapıldığının görüldüğü, petrol piyasasında ulusal marker uygulanmasına 01/01/2007 tarihi itibarıyla geçilmesi karşısında marker uygulamasından önce davacının stoğunda bulunan akaryakıtın marker bulunan akaryakıt ile karıştığında ölçüm sonucunun objektif olmayacağının anlaşıldığı, marker seviyesi ölçümünün şaibeli sonuç vereceği göz önüne alındığında teknik düzenlemelere aykırılığa ilişkin laboratuvar sonucunun da tek başına idarî para cezasına dayanak olamayacağı, bu durumda, davacı şirket hakkında satışa sunulan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere uygun olmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, denetim tarihinde(15/06/2007) yürürlükte olan mevzuat uyarınca idarî yaptırım uygulanması gerektiği, ancak bu tarihten sonra 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5015 sayılı Kanun’nun 19. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesinin, hukukun en temel ilkelerinden ve hukuk devletinin olmazsa olmazlarından belirlilik ilkesi ile ceza hukukunun temel ilkelerinden lehe kanunun uygulanması gerektiği ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen idari işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan alınan numunelerin akredite laboratuvar analizinde, yetersiz seviyede ulusal marker seviyede ulusal marker içermeyen ve teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiği ve bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 18. maddesinin dördüncü fıkrası ile 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendine aykırı olduğundan bahisle, anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Lisans Sahiplerinin Temel Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendinde, bu Kanun’a göre faaliyette bulunanların; piyasa faaliyetlerinde, Kurul’un belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamakla yükümlü oldukları vurgulanmış; “Ulusal Marker” başlıklı 18. maddesinin dördüncü fıkrasında, numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı ve alınan numunelerin laboratuvar analizi ile teknik düzenlenmelere uymadığı tespit edildiğinde 19. madde hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olarak gösterilen fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara beş yüzbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 5728 sayılı Kanun ile değişik 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara altı yüzbin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı kuralı yer almıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrasında, idarî para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, “davacı şirket hakkında satışa sunulan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere uygun olmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı”na ilişkin gerekçe yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, 5015 sayılı Kanun’un uyuşmazlığa konu fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 4. maddesinin 4. fıkrasının (ı) bendine göre, piyasa faaliyetinde bulunanların Kurul tarafından belirlenen teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamakla yükümlü olduğu açık olup, davacının teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali yaptığı hususunun analiz raporu ile sabit olması nedeniyle, dava konusu idarî işlemin tesisi için sebep unsuru yönünden salt teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmali fiilinin yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla Mahkemece, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için denetim sonucu alınan numunenin analizi sonucunda düzenlenen laboratuvar analiz raporunda, numunenin hem ulusal marker seviyesinin hemde teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edilmesi gerektiği yönünde yapılan değerlendirmede hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2-Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının,”denetim tarihinde (15/06/2007) yürürlükte olan mevzuat uyarınca idari yaptırım uygulanması gerekirken bu tarihten sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca idarî para cezası tesisinin, lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği”ne ilişkin gerekçe yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, her ne kadar fiil tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun değişikliği ile dava konusu fiil için öngörülen ceza tutarında artışa gidilmiş olsa da, yukarıda aktarılan Kabahatler Kanunu’nun ilgili düzenlemesi uyarınca, her sene başında yürürlüğe giren yeniden değerleme oranlarına göre, 2007 yılı için verilecek idarî para cezası tutarının, 2008 yılında yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında verilmiş olan dava konusu idari para cezası tutarını aşacağı dikkate alındığında, Mahkeme kararının, söz konusu gerekçeyle dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği yönündeki kısmında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
3- Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, “davacı şirketin, 01/01/2007 tarihi itibarıyla stoğunda 2066 lt motorinin bulunduğu, bu motorin tamamen satılmadan mart ve nisan aylarında motorin alındığının görüldüğü, petrol piyasasında ulusal marker uygulanmasına 01/01/2007 tarihi itibarı ile geçilmesi karşısında marker uygulamasından önce davacının stoğunda bulunan akaryakıtın marker bulunan akaryakıt ile karıştığında ölçüm sonucunun objektif olamayacağı”na ilişkin gerekçe yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla, yeterli seviyede ulusal marker içermeyen ve teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal edildiğinden bahisle davacı şirkete idarî para ceza verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinin hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam … TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.