Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20491 E. 2014/13297 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20491
KARAR NO : 2014/13297
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/270519
MAHKEMESİ : Mut Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2011
NUMARASI : 2010/329 (E) ve 2011/273 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın önceden tanıdığı katılanı arayıp, “Mut ilçesinde senin aracını almak isteyen birisi var” demesi üzerine katılan, tanık E.. Ö.. ve sanık M.. Y..’nın katılana ait … plakalı araç ile birlikte Mut İlçesine geldikleri, sanığın katılandan aracını alıcıya göstermek bahanesiyle aldığı, aradan uzun zaman geçmesine rağmen geri dönmediği ve telefonlara cevap vermediği katılanın şikayeti üzerine, suça konu aracın Mersin ilinde yakalanarak müştekiye teslim edildiği, anlaşılan olayda sanığın eyleminin doladırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Kabule görede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından kazanılmış hakların saklı tutulmasına 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.