YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17206
KARAR NO : 2014/10246
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/145810
MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/03/2010
NUMARASI : 2009/703 (E) ve 2010/171 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, suç tarihinde katılan şirkette satış temsilcisi olarak çalışıp, cari hesap ile iş gördüğü, sanığın 2009 yılı içerisinde şikayet tarihi olan 08/07/2009 tarihine kadar verdiği mal karşılığı müşterilerden şirketin cari hesabına aktarılmak üzere tahsil etmiş olduğu paraları katılan şirkete teslim etmeyerek mal edindiği iddia edilen olayda,
Sanığın, bazı malların verildiği bakkalların borcu ödemeden ortadan kaybolduğunu, bazı malların ise iade edilmesi üzerine katılan şirketin iadeyi kabul etmeyip, malları borç olarak üzerinde bıraktığını ve bozulan malları atmak zorunda kaldığını savunması, 02/03/2010 tarihli bilirkişi raporunda katılan şirketin defterlerinde tutarsızlık görülmediğini, incelemenin yalnızca katılan şirket hesaplarında yapıldığını, gerekli görüldüğü takdirde müşteri firmalar üzerinde de inceleme yapabileceğini belirtmesi, tanıklar M.. A.., O.. G.. ve Y.. Ü..’in beyanlarında müşteri firmalar ile katılan şirket hesaplarının birbirini tutmadığını beyan etmeleri karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için katılanın beyan ettiği ve bilirkişi raporunda sayılan müşteri şirket ve şahısların tanık sıfatıyla beyanının alınarak, sanığa ödeme yapıp yapmadıklarının sorulması, bu şirket veya şahısların ticari defterleri ile katılan şirketin ticari defter ve kayıtları birlikte incelenip sanığın tahsil ettiği ve katılan şirkete ödemediği para bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..