Danıştay Kararı 10. Daire 2019/3583 E. 2022/3632 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/3583 E.  ,  2022/3632 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3583
Karar No : 2022/3632

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- … 3- …
4- …
5- … 6- … 7- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’ın 1994 yılında, Diyarbakır ili, Hani ilçesi, Jandarma Karakolundan çıktıktan sonra şüpheli bir şekilde kaybolması üzerine etkin bir soruşturma yapılmaması, olayın aydınlatılmaması nedeniyle davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğradıkları maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yapılan başvuruya cevap verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanlığının işleminin iptali ile müteveffanın eşi ……için 1.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi, çocukları için ise ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi ve 360.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu olayın gerçekleştiği 1994 yılından itibaren davacıların idarenin çeşitli birimlerine başvurularda bulundukları, yapılan araştırmalar sonucunda …ın nerede olduğunun tespit edilemediği, dosyada bulunan ifade ve görgü tanığı beyanlarında …’ın helikoptere bindirildiğinin belirtilmesine rağmen, olayın sorumluları hakkında etkin bir soruşturma yürütülmediği ve faillerinin halen bulunamadığı, babaları/eşi öldürülen davacıların, faillerinin bulunması yolundaki haklı beklentilerinin davalı idare tarafından yerine getirilmediği ve soruşturma esnasında bir dizi aksaklık, ihmal ve gecikmelerin yaşandığı sabit olduğundan davalı idarenin bu hususta hizmet kusurunun bulunduğu, olayın aydınlatılmasına yönelik soruşturmanın etkin yürütülmemesi ve davacıların babalarını/eşini kaybetmeleri nedeniyle ağır bir şekilde manevi elem ve ızdıraba maruz kaldıkları, bu nedenle manevi tazminat verilmesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacılardan eş …için 30.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 17/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine; öte yandan ölüm olayının doğrudan idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı tespit olunamadığından ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından maddi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta Topçular Jandarma Karakol Komutanlığı, adli ve askeri yargı mercilerince olayın yaşandığı Akçatepe köyünde yaşayan köylülerin ifadelerinin alındığı, Topçular Jandarma Karakolunda o dönemde görevli olan karakol komutanı ve diğer askerlerin ifadesinin alındığı, karakol komutanı hakkında adli tahkikat yürütüldüğü, o dönemde o bölgede yapılan helikopter uçuş kayıtlarının, Bolu Komondo Tugay Komutanlığınca o bölgede yapılan faaliyetlerin ve görevlendirilen personelin kimler olduğunun araştırıldığı, fail veya faillerin kimler olduğunun tespit edilmeye çalışıldığı, yetkili makamlar nezdinde arşiv kayıtlarının sorgulandığı, muris …’ın cesedinin bulunması için fethi kabir işlemi yapıldığı, ancak cesedin bulunamadığı, olayın aydınlığa kavuşturulmasına yönelik adli makamlarca soruşturma yürütüldüğü, olayın üzerinin örtülmesine yönelik bir girişim bulunmadığı, adli tahkikatın devam ettiği, davacılar murisinin askeri görevlilerce 1994 yılında kaçırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, davacılar yakınının akıbetinin saptanamamış olmasının, başlıbaşına idarenin etkin soruşturma yapmadığı anlamına gelmeyeceği, idari ve adli makamlarca olayın aydınlığa kavuşturulması için gerekli ve etkili tahkikatın yürütüldüğü gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurularının reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin olayın aydınlatılmasına yönelik etkin soruşturma yürütmediği, hizmet kusurunun bulunduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacılar yakını …’ın, 1994 yılında, muhtarı olduğu Diyarbakır ili, Hani ilçesi, …köyünün boşaltılması sebebiyle ailesi ile birlikte Adana iline taşındığı, davacılar murisinin, köylerinden ayrılmaları sebebiyle köylülerin yaşadığı zorlukları ulusal televizyon kanallarında anlattığı, köye dönmek için girişimlerde bulunmak amacıyla kendi köyünün yanında bulunan …köyüne gittiği, kahvehanede oturduğu esnada bir jandarmanın, Jandarma Komutanlığından çağrıldığını söylemesi üzerine Topçular Jandarma Komutanlığına gittiği, Karakol Komutanının, ulusal televizyon kanalına çıkarak kendilerini şikayet etmesi hakkında konuştuğu, muhtarlık mührüne el konulduğu, bir- iki saat durduğu Topçular Karakolundan çıktıktan sonra …köyüne doğru ilerlediği esnada ortadan kaybolduğu, bir daha haber alınamadığı anlaşılmaktadır.
…’ı gördüğünü iddia eden tanıkların ifadelerinde, karakoldan çıkan ……köye doğru yürüdüğü, yaklaşık 1 km kala askeri bir helikopterin muhtarın yanına indiği, elleri silahlı kişiler tarafından zorla askeri helikoptere bindirildiği belirtilmiştir. Kaybolma olayından 4-5 ay sonra, Hani ilçesi, ……boylarında başı ve bacağı kopmuş bir erkek cesedinin köylüler tarafından bulunduğu, o dönemin Karakol Komutanı emri ile adli işlem yapılmaksızın cesedin köylüler tarafından nehir kenarında bulunduğu yere gömüldüğü, müteveffanın oğlu …’ın 06/04/2009 tarihinde …Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunarak gömülen cesedin babasına ait olabileceği iddiasıyla mezarın açılarak DNA testi yapılması talebinde bulunması üzerine ceset üzerinde yapılan DNA testinde cesedin davacılar yakını …’a ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Davacılar tarafından, farklı tarihlerde birçok adli ve idari makama yapılan başvuruya rağmen, yakınları …’a ilişkin bir bilgi alamadıkları, olayın yıllar geçmesine rağmen aydınlatılamadığı, yapılan fethi kabir işleminin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmediği, konu ile ilgili ceza soruşturmasının aradan geçen onca yıla rağmen devam ettiği, olayın aydınlatılamaması, etkin soruşturma yürütülememesi sebebiyle uğradıkları zararın tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığı’na yapılan 17/03/2015 tarihli başvuruya cevap verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali ile maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesi istemiyle İçişleri Bakanlığı’na karşı bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlığa konu olan olayın gerçekleştiği ve davacılar tarafından İçişleri Bakanlığına başvuru yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak, suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak, İçişleri Bakanlığının görevleri arasında sayılmış; 29. maddesinde, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Bakanlığın bağlı kuruluşu olarak düzenlenmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 1. maddesinde, “(1) Memleketin umumi emniyet ve asayiş işlerinden Dahiliye Vekili mesuldür. (2) Dahiliye Vekili bu işleri, kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Umum Müdürlüğü ile Umum Jandarma Komutanlığı ve icabında diğer bütün zabıta teşkilatı vasıtasile ifa ve lüzum halinde Cumhurbaşkanı kararile ordu kuvvetlerinden istifade eder.” hükmü yer almıştır.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun 4. maddesinde, Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu belirtildikten sonra, 5. maddesinde, Jandarma Genel Komutanlığının kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerlerinin, İçişleri Bakanlığınca düzenleneceği; 7. maddesinde, emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek, jandarmanın sorumluluk alanlarındaki görevleri arasında sayılmıştır.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu’nun 1. maddesinde, “Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 254. maddesinde de, Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak, suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak, İçişleri Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, genel güvenlik ve asayiş ile kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile suçluların takip edilmesi ve yakalanmasına yönelik kolluk hizmetinin bir bütün olarak İçişleri Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşları tarafından yerine getirilmesi söz konusudur. Başka bir ifadeyle, anılan kolluk hizmetinin, tüm teşkilat ve bağlı kuruluşlar aracılığıyla yerine getirilmesi görevi, İçişleri Bakanlığı’na ait bulunmaktadır.
Bakılan davanın İçişleri Bakanlığı’na karşı açıldığı ve İçişleri Bakanlığı’nın zımni ret işleminin iptalinin istenildiği, ancak davaya cevabın İçişleri Bakanlığı adına Jandarma Genel Komutanlığı tarafından verilmesi üzerine, …İdare Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ara kararı ile İçişleri Bakanlığı’nın husumetten çıkarılarak Jandarma Genel Komutanlığı’nın hasım mevkine alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; genel güvenlik ve asayişin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ile suçluların takip edilmesi ve yakalanmasına yönelik kolluk hizmetinin tüm teşkilat ve bağlı kuruluşlar aracılığıyla yerine getirilmesi görevinin İçişleri Bakanlığına ait olması karşısında, davanın yalnızca Jandarma Genel Komutanlığı husumetiyle görülmesinin, gerek yasal görev tanımlarına uymaması gerekse uyuşmazlığın aydınlatılıp açıklığa kavuşturulması yönlerinden uygun ve yeterli olmayacağı, bu nedenle İçişleri Bakanlığı’nın da hasım mevkiine alınarak yeniden yargılama yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava hakkında İçişleri Bakanlığı’nın da hasım mevkine alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın sadece Jandarma Genel Komutanlığı husumeti ile görülmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacılar tarafından İçişleri Bakanlığının zımni ret işleminin iptalinin de istenilmesine rağmen, Mahkemece bu istemle ilgili olarak herhangi bir hüküm kurulmamasında da hukuki isabet görülmemekte olup; işbu bozma kararı üzerine anılan eksikliğin de giderilerek istem hakkında karar verilmesi gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY(X) :

Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu olayın aydınlatılması bakımından etkin soruşturma yapılıp yapılmadığının anlaşılabilmesi için İçişleri Bakanlığı yanında Adalet Bakanlığı’nın da hasım mevkiine alınması gerektiği oyuyla Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum.