YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7417
KARAR NO : 2014/1295
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/315846
MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2010
NUMARASI : 2008/354 (E) ve 2010/45 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nde tanıştığı şikayetçi E. D..’e, İç İşleri Bakanlığı’ndan emekli müfettiş olduğunu, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na alınacak memur kadrosunda 4 adet kontenjanının bulunduğunu, kendisine ve üç tane yakınına yardımcı olup memur olarak işe yerleştirebileceğini söylediği, şikayetçi Elvin’in, sanığın söylediklerini yakınları olan diğer şikayetçiler E.. D.., M.. Y.. ve B.Ç..’ya aktardığı, sanığın şikayetçilere doldurmaları için matbu güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formları ile boş iş takip formları verdiği, form parası olarak her bir şikayetçiden 95’er TL aldığı, daha sonraki bir tarihte başvuru belgelerinin ilgili yere faksla gönderilmesi için 75’er TL daha aldığı, aradan bir süre geçtikten sonra sağlık raporu alınması gerektiğini söyleyerek 348’er TL istemesi üzerine şikayetçilerin bu parayı da verdikleri, son olarak şikayetçiler E.. D.. ve B. Ç.. için silahla ilgili belge alınacağını söyleyerek 572 TL daha istemesi sonucunda, şikayetçilerin şüphelenerek durumu emniyete bildirdikleri ve sanığın buluşma yerinde polisler tarafından yakalandığı anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, aynı suçu birden fazla şikayetçiye karşı tek bir fiille işlediğinin anlaşılması karşısında; tek suçtan hüküm kurularak, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde şikayetçi sayısınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.