YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21507
KARAR NO : 2014/13387
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/280874
MAHKEMESİ : Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2010
NUMARASI : 2009/1302 (E) ve 2010/828 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın yetkilisi olduğu şirket adına, katılan şirket ile Ankara 17. Noterliğinin 28/06/2007 tarih ve 25656 yevmiye nolu, 19139 sözleşme nolu finansal kiralama sözleşmesini imzaladığı, kira borcunun ödenmemesi sebebiyle eşyaların iadesi istendiğinde geri vermediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eyleminin TCK’nın 155/2. maddesine uyan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağının düşünülmemesi,
1-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.