Danıştay Kararı 12. Daire 2020/5243 E. 2022/4249 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/5243 E.  ,  2022/4249 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5243
Karar No : 2022/4249

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … Kurumunda bilişim uzman yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bilişim uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının işe başladığı ilk günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2018/3792, K:2020/1276 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki uzman ibarelerinin, Anayasa Mahkemesinin 03/12/2015 tarih ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararıyla, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasa’nın 91. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiği, iptal kararının usule ilişkin olduğu ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemelerin eşitlik ilkesine ya da hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu şeklinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, diğer taraftan kamu görevlilerine parasal bir ödeme yapılabilmesi için yasal dayanağının olması gerektiği ve bir kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptali üzerine iptal edilen düzenlemeden önceki düzenlemelerin kendiliğinden uygulanmayacağının açık olduğu, kaldı ki iptal edilen düzenlemelerin 14/04/2016 tarihinde yeniden kabul edilerek 6704 sayılı Kanun olarak 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacı 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başladığından, göreve başladığı tarihte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümlerinin yürürlükte olduğu, dolayısıyla hukuki öngörülebilirlik ilkesinin ihlal edilmesinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak teşkil eden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan uzman ibarelerinin Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edilerek yürürlükten kalkmış olduğundan, mali haklarının kurumdaki emsal personelle eşitlendiği, 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması gerektiği açık olup tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygun bulunmadığı, bozma kararına uyulmadan verilen davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının kamu görevinden çıkarıldığı, davanın konusuz kaldığı, dava konusu işlemin yürürlükteki mevzuata göre tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı kurumda 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali ve sosyal haklarına sınırlama getiren 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “uzman” ibarelerinin iptal edildiği, böylece, 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan uzman yardımcıları arasında mali ve sosyal farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığından, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Kurumunda bilişim uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının Kurumda 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bilişim uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un 5. maddesinin 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Kanun’un 67. maddesiyle değişik beşinci fıkrasında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun, Kurumun karar organı olduğu, Kurulun, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluştuğu ve Kurul Başkanının Kurumun da başkanı olduğu; yedinci fıkrasında, Kurum personelinin ücretleri ile diğer malî haklarının Kurum içi hiyerarşi de gözetilerek Kurul tarafından tespit edileceği, Kurum personeline Kurul tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül verileceği, Kurum personeline yapılacak ödemelerin toplamının Kurul üyelerine yapılacak ödemelerin toplamını geçemeyeceği; sekizinci fıkrasında ise, kanunlarla Kuruma verilen görevlerin gerektirdiği asli ve sürekli görevler ve hizmetlerin, bilişim başuzmanı, bilişim uzmanı, teknik uzman ve idarî uzman ile bilişim, teknik ve idarî uzman yardımcılarından oluşan meslek personeli ve diğer personel eliyle yürütüleceği kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan, 02/11/2011 tarih ve 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, 5018 sayılı Kanun’a ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği ve bunların, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edileceği kurala bağlanmıştır.
2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun ile Kurum personelinin mali ve sosyal hakları Kurul tarafından belirlenirken, 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddesi ile 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan kurul personeline her ne ad altında olursa olsun yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının, uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu düzenlemenin yürürlük tarihi olan 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan personele mevzuatı uyarınca ödenecek tüm mali, sosyal hak ve yardımlara ilişkin bir sınırlama getirilmiştir. 11/1072011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 16/1272015 tarih ve 29564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 03/12/2015 tarih ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararıyla, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptali edilmiştir.
26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun’la 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yeniden düzenlenmiş ve adı geçen Kanun’da 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan uzmanların da bu düzenlemeye tabi olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken haklara yönelik olup, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş bir düzenlemeyle ilgili uyuşmazlıkların, Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Öte yandan, Mahkemece; 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun’la 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yeniden düzenlendiği ve adı geçen Kanun’da 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan uzmanların da bu düzenlemeye tabi olduğunun kurala bağlandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişse de; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “uzman” ibarelerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının 16/12/2015 tarihli ve 29564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve 6704 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemenin ise 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 6704 sayılı Kanun’un ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki mali, sosyal hak ve yardımlar için sonuç doğurabileceği açıktır.
Bu durumda, davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının Kurumda 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, davalı kurumda 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden ve 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan uzman yardımcıları arasındaki mali, sosyal hak ve yardımlarına ilişkin farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığından, davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması gerekeceği açık olup, tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen karar ve dayanağı gerekçe hukuk ve usule uygun olduğundan, davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.