Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3656 E. , 2022/3889 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3656
Karar No : 2022/3889
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/B-5. ve 15. maddeleri uyarınca “4 günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş; anılan karar, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 27/09/2018 günlü, E:2016/18635; K:2018/15884 sayılı kararıyla bozulmuştur.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı yetki yönünden ret kararı üzerine dava dosyası … İdare Mahkemesine iletilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen kararla; davacının hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, somut, açık ve net delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından isnat edilen fiillerin işlendiği varsayılarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/B-5. ve 15. maddelerinin birlikte uygulanmasıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : “Davacının eşiyle yaşadığı tartışma neticesinde meydana gelen olayın davacının resmi sıfatıyla bağlantılı bulunmadığı, tamamen özel hayatına ilişkin olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle Mahkeme kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 01/06/2012 tarihinde yıllık izindeyken, kendisini terk edip ailesinin yanına yerleşen eşinin bulunduğu kayınvalidesinin evine giderek, burada eşiyle tartıştığı ve onu darp ettiği iddialarıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/B-5. ve 15. maddeleri uyarınca “4 günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen bakılmakta olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı personeli hakkında, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6. maddesinde “kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar şunlardır:” denildikten sonra (B/5) bendinde, “hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak,…” fiilinin 6 ay süreli durdurma cezasını gerektirdiği hükme bağlanmış, “Bir alt ceza verilmesi” başlığını taşıyan 15. maddesinde ise; “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara ve Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” hükmüne yer verilmiştir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/4-b-6 maddesinde de; ”Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.
” fiilinin, 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku, kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde kamu görevlisinin fiili, ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir.
Bu çerçevede, fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin dikkate alınması ve bunu sorgulayacak ifadelerin kararlarda kullanılmaması gerekmektedir
Uyuşmazlıkta, davacıya disiplin cezası verilmesine neden olan olayın 01/06/2012 günü tartışma sırasında eşini darp etmesi ve eşinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralamasına sebebiyet vermesi iddiası ile ilgili olduğu; anılan iddia ile ilgili olarak davacı hakkında adli yönden açılan davada … Sulh Ceza Mahkemesi’nin … günlü, E:…, K:… sayılı sayılı kararı ile davacının 3.000,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan ceza davası kapsamında 25/06/2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce alınan raporda davacının eşinin basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, olayın oluş şekline göre davacının eşine karşı işlediği iddia olunan yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine yer verildiği; disiplin soruşturması aşamasında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen … günlü, … sayılı raporda; davacının eşinin sağ şakak üzerinde 4 x 0,2 cm’lik ciltte çizik ve 2 x 0,2 cm ciltte çizik olduğunun tespit edildiği, davacının eşinin disiplin soruşturması kapsamında verdiği 06/08/2012 tarihli ifade ile ceza soruşturması kapsamında olay günü olan 01/06/2012 tarihinde … Asayiş Büra Amirliğine verdiği ifade arasında farklılık olduğu görülmesine rağmen, … Sulh Ceza Mahkemesinin, eşin ifadelerini yaralama fiilinin gerçekleştiği yönünde değerlendirdiği görülmüştür.
Bu durumda, davacının eşinin çelişkili ifade verdiği görülmüş ise de, … Sulh Ceza Mahkemesinin kararında yer alan adli tıp şube müdürlüğü tarafından düzenlenen davacının eşinin basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair rapor, fiilin gerçekleştiği gün Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen sağlık raporu ile aynı tarihte mağdur olan eşin Şişli Asayiş Büro Amirliğine verdiği ifade ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının eşini darp ettiği sabit olup, davacının sübuta eren bu fiili ile hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarstığı anlaşıldığından, bir alt ceza uygulanmak suretiyle 4 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.