YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30068
KARAR NO : 2014/1124
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/176233
MAHKEMESİ : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/1997 (Asıl) 18/10/2005
NUMARASI : 1997/58 (E) ve 1997/57 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yoluna başvuru şeklinin temyiz yerine itiraz olarak gösterilmesi ile yanıltma bulunduğu anlaşıldığından; hükümlünün öğrenme üzerine ve 29/11/2011 tarihli isteminin temyiz mahiyetinde, süresinde olduğu kabul edilerek 18/10/2005 tarihli uyarlama hükmünün yapılan temyiz incelenmesinde;
5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesi uyarınca eylemin tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerekmemesi gibi istisnai hallerde evrak üzerinde karar verilmesi mümkündür. Mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek “duruşma açılıp” sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; 5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde “duruşmalı açılıp” anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da hükümlünün 765 sayılı TCK’nın 504/3, 522/1, maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın temel cezanın tayini ile ağır hapis cezasının hapse çevrilerek bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
Kabule göre de; hükümlü hakkında uygulanacak lehe kanunun belirlenmesi sırasında, sabit kabul edilen eyleme uyan 765 ve 5237 sayılı TCK hükümlerinin ayrı ayrı uygulanarak sonuç cezaların belirlenip karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun tespiti gerekirken yazılı şekilde, kazanılmış hak oluşturan ceza süresinin karşılaştırmaya esas kabul edilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.