YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18817
KARAR NO : 2014/11651
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/101538
MAHKEMESİ : Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2009
NUMARASI : 2009/153 (E) ve 2009/506 (K)
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Şikayetçinin bankadan kredi çektiği, sanığın şikayetçiye kefil olduğu, şikayetçinin bankaya olan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, sanığın kefil olarak şikayetçinin bankaya olan borçlarını ödediği, ödediği miktar için şikayetçiye karşı icra takibi başlattığı, sanığın şikayetçinin bu borcuna karşılık ayrıca senet aldığı, bu senedi de ayrıca icraya koyduğu, aynı alacakla ilgili olarak şikayetçi hakkında iki ayrı icra takibi başlatmış olduğu, sanığın bu eylemiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/02/2013 gün ve 2012/11-1086 Esas ve 2013/40 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, katılanın da yazılı bir delil sunamadığı anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a, e maddeleri kapsamında beraatine karar
verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.