Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11624 E. 2014/5126 K. 19.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11624
KARAR NO : 2014/5126
KARAR TARİHİ : 19.03.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/245647
MAHKEMESİ : Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/03/2011
NUMARASI : 2010/38 (E) ve 2011/234 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
G.. Sigorta acentesi olan Ö.. Sigorta A.Ş’de 24/10/2008 ile 05/04/2009 tarihleri arasında sigorta elemanı olarak çalışan sanığın işten ayrılmasının ardından yapılan kontroller sonucunda sanığın sigorta poliçesi düzenlediği değişik kişilerden yaptığı tahsilatları şirket hesaplarına aktarmamak suretiyle sigorta şirketini 7,178,98 TL zarara uğrattığı belirtilen olayda;
Sanığın yüklenen suçu işlemediğini belirtir savunması, bir kısım tanıkların parayı verdikleri kişinin bir bayan olduğunu kim olduğunu hatırlamadıklarını beyan etmeleri, şikayetin, sanığın işten ayrılmasının ardından 9 ay kadar sonra yapılmış olması, katılanın muhasebe kayıtlarında ve poliçeler üzerinde inceleme yapılmamış olması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, sanığın hangi tarihte fiilen işten ayrıldığı, sigorta elemanı olarak çalışan başka bayan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa bu çalışanın ve 14.10.2009 tarihli tutanakta adları geçen kişilerin tamamının iddia ve olaylara dair beyanlarının alınması, sanığın söz konusu işyerinde görevlendirilme şekline, olay tarihinde eksik ödemelere ilişkin şirket kayıtlarına bu kayıtların ve poliçelerin kim tarafından düzenlendiğine ve sanığa yapılan ödemelere dair tüm belge ve bilgiler temin edilerek konunun uzmanı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, varsa zarar miktarının da kesin olarak belirlenmesinin ardından tüm deliller tartışılıp değerlendirilerek elde edilecek, sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Sanık hakkında adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK 223/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.