Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1086 E. 2014/15982 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1086
KARAR NO : 2014/15982
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/15979
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/11/2010
NUMARASI : 2010/4 (E) ve 2010/722 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, “a..com” adlı internet sitesine verdiği satılık araç ilanını gören müştekinin ilanda belirtilen numarayı arayıp sanıkla pazarlık ederek aracın satışı hususunda anlaştığı, sanığın isteği üzerine 500 TL kapora bedelini hesabına yatırdığı halde ertesi gün aracı teslim almak için sanığın verdiği adrese giden müştekinin bir daha sanığa ulaşamadığının iddia edilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıclık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri takdir etme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.